Hüseyin Nihal Atsız Sözleri

Hüseyin Nihal Atsız Sözleri
Reklamlar

Sayfa İçeriği: Hüseyin Nihal Atsız Sözleri, H. Nihal Atsız Sözleri, Hüseyin Nihal Atsız’ın Sözleri, Hüseyin Nihal Atsız’ın En Güzel Sözleri, Atsız Aşk Sözleri, Nihal Atsız Ülkücü Sözleri, Atsız Sözleri Tumblr

Bu sayfamızda ünlü şair ve yazar olan Hüseyin Nihal Atsız Sözlerini içeren bir yazı hazırladık. 1905 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Hüseyin Nihal Atsız Türklerin tarihini konu alan araştırmaları ile bilinir.

Hüseyin Nihal Atsız Sözleri

Taviz vermeyi kabul eden, hele bunda devam eden, yenilmeyi kabul etmişsin demektir.

Dün sultanlara taptığı zannolunan bu millet, milli mevcudiyetini tehlikede görünce bir kumandanın emri altına girmiş, hayatını ortaya atarak istiklalini ve istikbalini kazanmıştır.

Kendimize dönelim. Ahlak, edebiyat, musiki, giyim, zevk, yemek, eğlence, hukuk, aile, adet, anane ve her şeyde milli olalım.

Bizim için önemli olan, dost kılıklı yabancıların milli ülküyü güya milli çıkar adına baltalamasının önüne geçmektir.

Türkler, en eski çağlardan beri kımız, şarap ve rakı içerek sarhoş olurlar; fakat ciddiyetlerini, vakarlarını asla bozmazlar.

Ne kadar milliyetçi olsak, yine geçmişe bağlıyız. Çünkü kökü mazide olan atiyiz.

Dil, bir milletin en değerli malıdır.

Milli ülküler, toplulukların yaratıcı kuvvetidir.

Ölürken gözlerimizde parlayan son ışık, milli mirasın hayali olacaktır.

Türkçülük bir ülkü, siyaset ise iktidara geçme taktiğidir. Bu sebeple bir ana inanç ve ana düşünce olan ülkü asla değişmediği halde siyaset yani taktik her zaman değişir.

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz.

Türkçü‘nün en büyük vazifesi Türklüğe hizmettir.

Reklamlar

Milli ülkülerde onun şiir yönü olan bir romantizm bulunmakla beraber ülkü; aslında gerçeklere dayanan, açık ve kesin amaçları olan bir duygular ve düşünceler sistemidir.

Ölümsüz hayat olmayacağı gibi, kin olmadan da sevgi olmayacaktır.

Davanın adamı olmak gerekir.

Dinin bir ruh ihtiyacı olduğunu bilim kabul etmiştir.

Milli şuur uyanık olunca başıbozuktan kurmay, vatan haininden profesör, hekimden dilci, cahilden müverrih, yabancıdan vekil, serseriden ülkücü çıkmaz.

Milli şuur bir ışıktır. Yurdu aydınlatır ve gizli köşelere sinmiş olan bütün akrepleri açığa çıkararak, karanlıkta iş görenlere engel olur.

Türk’ü, gerçek olarak, Türk’ten başkası sevemez.

Türkçü; hiç şüphesiz Türk’ten olur. Fakat her “Türkçüyüm” diyen Türk, Türkçü değildir. Samimi olması ve Türkçülüğün şartlarına uyması lazımdır.

Türkçü, ülküdaşları ile olacak bir geçimsizliğin ülküye zarar getireceğini bilir.

İnsan meziyet sahibi olmaya mecburdur.

Türk Milleti; kahraman askerler, büyük devletler ırkı ve milletidir.

Ortak düşüncesi olmayan toplulukta, herkes, yalnız kendi çıkar ve zevkini düşünür. Böyle bir toplulukta fedakârlık, saygı, nezaket kalmaz. Bencillik, kabalık, rüşvet, iltimas ve namussuzluğun türküsü alır yürür.

Yaşayıp yükselmek, ahlaklı ve iradesi sağlam milletlerin hakkıdır.

Milliyetçilik, öyle kuvvetli sosyal bir kanun, öyle müthiş bir hakikattir ki, hiçbir kuvvet onu kaldıramaz, yok edemez.

Yüksel ki yerin bu yer değildir. Dünyaya gelmek hüner değildir.

Reklamlar

Milli ülkü yalnız madde üzerine kurulamaz. Milletlerarası ilişkilerde, yalnız insanlarda bulunup öteki yaratıklarda bulunmayan şeref ve haysiyet kavramlarının, yani manevi faktörlerin de payı vardır.

Türkler, tarihte oynadıkları rol bakımından, dünyanın birinci milletidir.

Yabancı hâkimiyetler altında kırılan, sürülen milyonlarca ırkdaşımızın bulunması bize vazifemizin büyüklüğünü ve şerefini hatırlatsın.

Milliyetçiliğin zamanı geçmez, dünyada milletler ve diller kaldıkça, milliyetçilik de kalacaktır.

Biz Türk’üz. Tarihimize ve en yakın mazimize dayanarak Türk’üz der ve bundan haklı bir iftihar duyarız.

Milli şuurun uyanık olduğu yerlerde, yabancı unsurların borusu ötmez.

Ahlak, millet yapısının temelidir. O olmadan hiç bir şey olmaz.

Türk Milleti için en insanca, en yüksek düşünce tutsak yaşayan soydaşlarını kurtarmak için yapacağı savaştır.

İlk düşüneceğimiz şey: Türkiye’de Türk Kültürü’nü hakim kılmak, yabancı tesirleri silkip atmaktır.

İlim ve hakikat, siyasetin oyuncağı olamaz.

Türk Milleti’nin aşırı sabırlı olduğunu, fakat ayranı kabardığı zaman, Kağan Arslan gibi önünde durulmadığını bütün tarih ve dünya bilir.

Tehlikeler nereden gelirse gelsin ve ne kadar büyük olursa olsun, tek çare ve tek ilacı Türk Ülküsü ’dür.

Milli şuurun uyuşuk veya uyanık olması, milletlerin yaşama kabiliyetleriyle orantılıdır.

Milletler, ölebildikleri kadar yaşama hakkına sahiptir.

Taviz verene başkaları, kavga çıkarmadığı için belki “aferin” der ama kimse onu şerefli ve haysiyetli saymaz.

Yalnız kazancımızı, midemizi, maddemizi düşünmeyelim. Bunu hayvanlar da yapar. Daha çok manaya, düşünceye, ülküye dönelim. İnsanlık budur.

Reklamlar

Zaman, en adil hâkimdir.

Milli şuur, bir milletin kendini duyması ve bilmesidir.

Topluluklar, fedakar fertlerinin çokluğu nispetinde yükselir.

Bir millet bağımsızlığını, hürriyetini ve sınırlarını kaybedebilir, hatta yıllar boyunca başka bir milletin esareti altında yaşamak zorunda kalabilir ama bütün bu unsurlar o milletin yok olmasına etken olamaz. Ancak kendi dilini kaybetmiş bir millet yok olmaya mahkumdur.

Bir millet, büyümek ve iş yapabilmek için kendisinin büyük bir millet olduğu inancını duymalıdır.

Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve aşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur. Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lazımdır.

Barış, savaşın başka metotlarla devamı ve silahlı savaşa hazırlığın ayrı bir şeklidir.

Yerinde kullanıldığı zaman bir hastayı diriltecek olan ilaç, yanlış kullanılırsa insanı öldürebilir. O zaman suç ilaçta değil, yanlış kullanandadır.

Ülküsüz millet, şuursuz insan gibidir.

İki millet arasındaki gerginlik ikisi arasında kalmıyorsa bunun sebebi, o ikisi arasındaki savaş sonunda doğacak durumun şu veya bu milletleri de başka açılardan ilgilendirecek nitelik taşımasıdır.

Tarihte gerçek olan şeyler, gelecekte de gerçek olabilir.

Milli mukaddesatı olamayan millet, millet değil, hayvan sürüsüdür.

Ülkü yolunda yürüyen millet, kendisinde başka milletlere karşı mevcut aşağılık duygusunu atmıştır. Kendisine inandığı ve hiçbir şeyden korkmadığı için düşmanlarının çokluğundan, tekliğinden ürkmez.

Bir millete, geçmişini unutturmak, onu yok etmenin ilk şartıdır.

Ümit, en sonra terk olunan şeydir. Ümitlerimiz kırık değildir. Uğrunda çalışanlar, ıstırap çekenler, ölenler bulundukça Türkçülük mutlaka zafer olacaktır.

Büyümek istemeyen bir millet küçülmeye mahkûmdur.

Milletleri millet yapan, uğrunda ölecekleri yüksek ülkülere bağlanmış olmalarıdır.

Taviz, dostun gönlünü kazanmak için verilir. Düşmanın bir gönlü yoktur ki; kazanılsın.

Maddileşmiş bir insan vatan için ölür mü? Bencil bir insan muhtaçlara yardım eder mi? Milletine inanmayan bir adam yabancı ile işbirliği yapmaz mı? Erdemi gülünç bulan birisi çalıp çırpmaz mı?

İnsanları insan yapan, büyük bir düşüncenin ardından koşmalarıdır. İnsan, şeref için ve muhteşem saydığı bir gaye için ölmesini bilen yaratıktır.

Tarihi düşmanlar, ancak dışişleri bakanlarının dostudur. Milletin asla…

Ahlakın meydana gelmesinde en önemli sebep soydur. Bir toplumun ahlakı, soyunun karışması ile değişebilir.

Bir millet için, büyümekten korkmak kadar ölümcül düşünce olamaz.

Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir.

Taviz hangi düşmanı isteğinden vazgeçirmiş, hangi taviz veren kazançlı çıkmıştır.

Herkes barıştan söz ettiği halde herkes savaşıyor. Çünkü herkes kendi yarınını, öbür gününü, daha uzak geleceğini emniyete almak istiyor. Çünkü kimse kimseye güvenmiyor. Çünkü herkes birbirinden korkuyor.

Şerefliler taviz vermezler. Şerefin tavizi yoktur.

Milli ahlak; bizim için cephelerde kan döken, tarlalarda alınteri akıtan ve nihayet bütçemizi doldurmak için kesesini boşaltan halkımızın, malına ve canına göz dikmemektir. Onun için çalışmayı, kendimiz için çalışmaktan üstün tutmaktır.

İstek ve inanç, her güçlüğü devirir.

Türk Milleti, üç bin yıldan beri vardır. O’nun varoluşu, büyüklüğü, gücü, tarihe damgasını vuruşu, yalnız milli karakteriyle mümkün olabilmiştir.

Tarihin başlangıcından beri yapılan savaşların hemen hepsinde, dikkatlice bakılırsa, bir savunma unsuru vardır. İlk saldıran tarafta bile kendini koruma içgüdüsü az veya çok bellidir.

Türkler hem ahlaklı, hem de iradeli bir millettir. Zaten bu ikisi, çok kere birlikte bulunur.

Hem duyguya, hem de düşünceye dayanan milli şuur, bir milletin manevi kuvvetlerinden en önemlisidir.

En büyük kahramanlığı yapsanız bile en küçük karşılığını beklemeyiniz.

Hayvan nevileri arasında bir kör sıçan vardır ki günde kendi ağırlığının iki üç misli yemek yemezse ölür. Yunanistan, galiba o kör sıçanın neslinden gelmektedir.

Dünyaya yayılmaya çalışmak, dünyadan silinmek korkusunun tepkisidir.

Dün tembelliğinden bahis olunan bu millet, kendine göre en ağır vergileri ödeyen millettir.

Dil; bir milletin sembolüdür. O milleti bir arada tutan ve yok olmasını engelleyen biricik faktördür.

Büyük adam hususi hayatında da yüksek ve temiz olan adamdır. Bir takım meziyetleri bulunan bir rezil hiç bir zaman büyük değildir.

Ülkücülük büyüklük davasıdır, büyümek isteyen kişilerin ülküsü vardır.

Toplumlardaki kişileri birbirine bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve aynı zamanda ülküdür.

Ülkücülük, Türk sevgisi ve Türk menfaatini gözeten bir olgudur.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz