Ahmet Muhip Dıranas Sözleri

Ahmet Muhip Dıranas Sözleri

Sayfa İçeriği: Ahmet Muhip Dıranas Sözleri, Ahmet Muhip Dıranas’ın Sözleri, Ahmet Muhip Dıranas En Güzel Sözleri, Ahmet Muhip Dıranas Şiir Sözleri, Ahmet Muhip Dıranas Sözleri Resimli, Ahmet Muhip Dıranas Sözleri Facebook, Ahmet Muhip Dıranas Sözleri Tumblr

Ahmet Muhip Dıranas Sözleri

Ne hoştur insanın bir gül açası, koşan göklerde kuş gibi uçası, bulutlarda yağmur olup ağlamak.

Bardaktan boşanırcasına bir yağmur, dertli yüreğimin başına yağıyor.

Dünyada belki en geçici en vefasız şey dostluktur. Bir elbise bile bir dosttan fazla dayanıklıdır.

Bir kedi sever gibi okşasın istiyorum parmakların saçlarımı.

Hoyrattır bu akşamüstüler daima; gün saltanatıyla gitti mi bir defa yalnızlığımızla doldurup her yeri, bir renk çığlığı içinde bahçemizden, bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan, lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima.

Varmak istediğim uzak limana, gemiler beni almadan kalkıyor.

Bir gün gelir, kuvvet el değiştirir. Bu hep böyle gider ve dün bağıran bugün suskun, bugün susan ise yarın bağıran olur.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak, ben aşkımla bahar getirdim sana…

Yaşlandım, güneşim batıyor. Gece yaklaşmada sinsi, sessiz ve sonsuz. Biliyorum; her şeysiz, sensiz, bensiz yiteceğim, karanlıklar içinde.

Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir kağıtlarda yarım bırakılmış şiir…

İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı hatırlar bir gün bir camı açtığını, duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, çöküp peynir ekmek yediği bir taşı, bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.

Her gün ekmeğimi bölüşürsün, yalnızlığımın sofrasında, yorganım altında üşürsün, her güz ve bahar arasında…

Şüphe, bir nura doğru koşmaktır.

Bir beşik gibi sallanır dünya, rahat uyusun diye bütün çocuklar.

Baksam bir uzaklık var hangi yana, hangi eşyaya dönsen boş bir ayna, varmak istediğim uzak limana gemiler beni almadan kalkıyor.

İnsan bir yanınca Kerem misali yanmalı, uykudan bile mahşer gününde uyanmalı.

Sıcak evlerimizde oturmayı donarak şehit olanlara borçluyuz! Ruhunuz Şad Olsun!

Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan, rüzgâr gibi ta eski Anadolu’dan, sesin nerde kaldı? Kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam.

Güneşten bıkınca derim: Gel üstümü ört bulutum.

Bir eksiğim sensin, ama ne kadar büyük, bu sensizlik, evren bitene kadar büyük.

Bir cam mı kırıldı, bu ne şangırtı? Yok, kafatasımın çatlamasıydı

Bir gün gelir, kuvvet el değiştirir. Bu hep böyle gider ve dün bağıran bugün suskun, bugün susan ise yarın bağıran olur.

Uzanıp yıldızları tutsa elim bulur muyuz yeniden o cenneti?

Kardır yağan üstümüze geceden, yağmurlu, karanlık bir düşünceden

Ona şefkatle eğilirken, pır diye uçtu birden, kırık sandığım kanatlarındaki sahtelik ve inancımla birlikte.

İnsanı insan diye sevmişim, hep severim.

Yeşil pencerenden bir gül at bana, ışıklarla dolsun kalbimin içi. Geldim işte mevsim gibi kapına, gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Uzaktadır her şey; gökyüzü, deniz; her an peşimizden sevgimesajlarim.com koşan gölgemiz, özlenen limanlar, yanan yıldızlar. Uzaktadır her şey; anneler, kızlar…

Artık bir pencerenin önünde, ne kaldı, oturup geçen dünü düşünmekten başka…

Uzaktadır her şey, hep yalnız ölüm, her yerde, her an yakınımız ölüm.

Ruhum gemiler uğramaz bir liman.

Bir güzelim sensin, bir de gökyüzü, gerisi denizler ötesi, hepsi.

Herkes, havada aynı bilinmez şeyi özlüyor.

Hayallerimizi bile yitirdik; dağılmış bir sofra bu, bitti şölen, sona kalmışlarsa biz gibi yenik.

Parayı, para için erdemlerine, onurlarına varıncaya kadar her şeylerini verebilenlere bırakalım.

Şimdi o gözlerde, vakitsiz yağan yağmurlar var.

Hava karardıkça mangal ateşleri nasıl daha parlak görünürse, ömrün akşamına doğru anılar da öyle parlak görünüyor.

Sokakta ağlanır, gülünür, hayal kurulur ve ölünür.

Bir saati vakti geldi mi kurmalı; durmuş bir saat kurunca işler, ama duran bir insanı kurup işletemezsin.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz