Web sitemize hoşgeldiniz, 28 Mayıs 2024
Anasayfa » Ünlü Sözleri » Tomris Uyar Sözleri

Tomris Uyar Sözleri

Tomris Uyar Sözleri

Tomris Uyar (1941-2003), Türk yazar, çevirmen ve eleştirmen olarak tanınan önemli bir edebiyatçıdır. 1941 yılında İstanbul’da doğan Uyar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdikten sonra çeşitli yayınevlerinde redaktörlük ve çevirmenlik yapmıştır.

Tomris Uyar Sözleri Anlamlı

– Akşamları biraz geç gel yahu bir erkek hiç dolaşmaz mı’ dedim, ertesi gün altıyı çeyrek geçe geldi.

– Bazen sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.

– Hatırlamak değil, diyorum, başka bir şey. Unutmamak belki, diye ekliyorum usulca. Boş yere.

– Bana göre yapılmamış benim için düzenlenmemiş bir dünyada yaşıyorum, doğru.

– Ve gün boyunca bir daha karşılaşmamaya özen gösterecektik.

– Şeytan diyor ki, çek kapıyı ya da ne bileyim evdeki bütün patlıcanları kızart gitsin, düşünme.

– Uykunuz kaçtı mı kültürünüz artıyor.

– Yüreğimde kesik bir güvercin kanat çırpıyor.

– Orada, iskelede yüzümü güneşe kaldırıp öylece oturdum. İyi geldi. Savsakladıklarım, ertelediklerim, eksik bıraktıklarım yüzeye vurdu; hepsini bir an önce tamamlamaya karar verdim. Kalktım, seni aradım.

– Hece, bedeninden soyulmuş, boşalmış bir iç gömleğiydi. Herkesindi.

– Asıl üzüntü veren yaşlanmak değil, uslanmak.

– İnsan hangi yaşında severse sevsin liseli oluveriyor.

– Bana çok karanlık gelmişti işte okuduğumda. Belki de daha yalın, daha gerçekçi, aydınlık bir edebiyata ilgi duyduğumdan.”

– Konuştukça, söyleyemediklerimiz birikiyor.

– Belki bazı kişilikler kozasından çıkmak istemiyorlardır; o, ölüm kozası bile olsa. Kimin hakkı vardı kişiyi kozasından çıkartmaya?

– Bayağılıklar, yoksulluklar, kırımlar her an gözümün önündeyken oyalayıcı bir şey yazmaktansa kopkoyu bir karamsarlığı yeğlerim.

– Değil mi ki kimse, yaşamın “inceliklerden örülmüş bir ağ” olduğuna inanmıyordu!

– Konuşmak da tehlikelidir. İçte biriken sözcükleri boşaltmak. Hele konuşmayı bir kere unutmuşsan.

– Aşık olmak ya da bir yakınını yitirmek. Biri mutluluğa, biri yasa bağlı olsa da her iki durumun kaynağında garip bir benzerlik var: yaşam karşısında bocalama.

– Düşlerini kimseye emanet etmeyeceksin, kaptırmayacaksın. Sabaha çok var daha…

– Yazarken dünyayı bir anlığına değiştirebilirken, geçmişimizi bir santim yerinden oynatamıyorsunuz.

– Sen uyuyordun, bilemezsin. Kaç sigara içiyorum üst üste, kaç eski gazete okuyorum ilânlarına kadar. Her sabah kaç bin güçlükle alışıyorum önümdeki güne, getireceklerine.

– Tenekeye hanımeli ektim, toprağı az geldi. Bakalım… Çiçekleri tanımıyorum pek, adlarını bile doğru dürüst bilmiyorum ama açsınlar istiyorum, gözümün önünde serpilsinler, balkonu sarsınlar: o zaman tanıyabilirim ancak, tanışırız.

– Evine bağlı, evinde olmayı seven bir adam.

– Ben güzel şeyler duymak istiyorum demedim ki, sesini duymak istiyorum o kadar.

– Günlerin tam içinde yaşayamayınca, olanlara akıl erdiremeyince, bunlarla oyalanıyoruz işte, kahve pişirmek, çay demlemek.

Tomris Uyar Kitap Sözleri

– Kumarbazlığın en önemli özelliği, kazanma heyecanı, ucuza kapatma hırsına hiç benzemiyordu.

– Yaşamak, gitmek demek onun için. Yeryüzü, iki deniz arasında bir nokta demek, iki kent arasında bir istasyon.

– Kırıklar zamanında onarılmadı mı büsbütün kırılıyor, durmadan kırılıyor.

– Evet iyi bildin. Hep kapalı yere veririm sırtımı otururken. Tezgaha, varsa. Çünkü çok tattık arkadan gelen serseri kurşunları, çok gördük sarhoşluk numarasına vurup bıçağı geçiriverenleri insanın ciğerine.”

– Duvar saati bozuldu. Başka saat de yok evde. Saat kullanmaya bir türlü alışamadım. Fakültedeyken de başkalarına sorardım hep. Senin deyişinle, zamanın geçmesinin sorumluluğunu onlara yüklerdim.

– Bu çocukluğun var ya, hiç yitirme onu, bazıları yitirmezler. Sen öyle bir çocuğa benziyorsun.

– O deniz, o iki ihtiyar, kendisi, o ikindiyi hep birlikte bir daha yaşayamayacaklar. O an’ı. Gölge kalıcı.

– Sabah, evdeki bütün ayakkabıları boyattım.

– Yalnızlığıma katılabilirsin; yalnız soru sormayacaksın.

– İnsanı önce kendi soyu yer bitirir, kendi cinsi yağmalar.

– Bir şeylerin dışındayım, biliyorum. Daha doğrusu bir şeyler bensiz sürüp gidiyor.

– Sonraki gün altı buçuk… normalde altıda gelirdi.

– Bir şeylerden kurtuluyorum galiba. Kabuklardan. Alışkanlıklarımdan. Bu tümceyi alışkanlıkla söyledim, hiç düşünmeden. Temiz, söylenmemiş ne kaldı ki geriye? Yeni?

– Bir yıpranmışlık çökmüştü üstüne. Yoksa eskiden de böyleydi de ben hep uzaktan izlediğimden mi farkına varmamıştım?

– Tatsız tuzsuz ve oldukça yalancı birisin, diyordum kendi kendime; başaramadığın bir şeyle yüzleşecek yüreğin yok. Kabul ediyorum, fazla lüks bir suçlamaydı. Ama ben yaraların hiç kapanmamasından yanayım, ne yapayım?

– Kahvenin şu saf kokusuna bayılırım. Yani kendisinden çok kokusuna demek istiyorum. O kokuyu duyunca içimi garip bir özlem duygusu kaplar.

Tomris Uyar En Çok Paylaşılan Sözleri

– Asıl terk edilenin, terk eden olduğunu anlamıyor ki kimsecikler. Terk eder görünen, neşteri ortak yaraya batırabilendir çünkü bu güç iş ona bırakılmıştır. Yitirdiklerini, yitireceklerini, çekeceği acıları bilse de gerekeni yapmak zorundadır, daha azla uzlaşmacı değildir.

– Yani yoksulluk anlatılmaz be ablam. Yoksulluk yaşanır anca.

– Yaz akşamlarının sessizliğine, eğrelti otlarının yabanıl kokusuna bırakmışlardı kendilerini.

– Sen çay seversin, diyorum. İki şeker, değil mi?

– Ne yapayım, yoksulluktan çok korkarım. Belki hep sınırında yaşadığımızdan.

– Yazdan kalma giysiler dolaplara kaldırılırken, yazdan kalma duygular belleğin karanlık bölmelerine yerleştiriliyor.

– Kırıldığını göstermenin en iyi yoludur..

– Bir gün toz aldım, bezi silkelemek için pencereden eğildim ki kapının önünde oturmuş saatin dolmasını bekliyor…

– Kimsenin renkleri gördüğü yoktu.

– Diyorum ki kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli.

– Kadife bir gece bu: başka türlü anlatamam sana. Sımsıkı sarıyor, yumuşacık. yalnızlığın bana, odalara, iş olsun diye boyadığım tırnaklarıma, eşyaya usulca sinişini izliyorum.

– Çanakkale’nin hırçın suyu, Ege’nin göz kamaştıran tuzu, Karadeniz’in yüzeydeki soğuğu, diplerde sarmalayan ılıklığı… hiçbiri önemli değildir. Çünkü tek ‘deniz’ vardır senin sözlüğünde: denizcileri besleyen doğurgan, anaç deniz, gerisi ayrıntıdır.”

– Çok. Belli aralarla döner döner okurum.”

– Bana neyin daha iyi geldiğini bu kadar güvenle kestirebiliyorsan gözlerin niye yaşardı? Kovma zarafetinin bir parçası mı bu?

Tomris Uyar Aşk Sözleri

– İnsan önce renklerden başlamalı değişmeye.

– İki kişi yalnız kalmaktansa, kalabalıkta yalnız olmak çok daha kolay.

– Sevilmemeyi kaldırabiliyorsun da sevilmek zor geliyor sana, sen de bunu anlamıyorsun.

– Bu, dün bitti demekti.

– Yahu, iç sigaranı. Benim kadar çok içmek de iyi değil tabii. Ama başka keyif maddesi kalmadı hayatımda. İçki de içemiyorum artık. Belki bir yere kadar az içebilirim, ama öyle yapacağıma, hiç içmem daha iyi. Her şeyim öyledir. İçkiyi içtim mi çok içerdim. Sevgim de öyledir.

– Sizin yaşınızdayken bana da öyle gelmişti. Ama sonraları, zamanla, karanlık ya da kapalı yanı pek kalmıyor. Gündelik gerçeğin düşünülemeyecek kadar korkunç olabileceğini kavrıyorsunuz.”

– Okur musun, gözlerimden akan kelimeleri.

– Eşiniz dostunuz çok, biliyorum, ama aslında siz de benim gibi yalnızsınız değil mi?

– Yırtına bozula düzelecek bu dünya ama biz yetişemeyeceğiz nasılsa.

– Bir şeyin birdenbire yerinde olmaması, ama aynı tik takın sürüp gitmesiydi ölüm.

– Size gül getirecektim Şükran Hanım ama fazla laubali olur diye düşündüm. Zaten güle gül getirilmez.

– Herkes yararları kullanıyor. Yararlar öylece kalsalar olmaz mı? Olmuyor.

– Kadınların konuşmalarında bu özellik çok ilgimi çeker. O anlaşılmaz geçişler, bağlantısız sanılan, yaşamın özüne birdenbire inen saptanmalar. Bence kadınları en ağır koşullarda bile dayanıklı kılan bu konuşma biçimidir, yere sağlam basan bu dildir.

– Seninle konuşmak, gergin bir ipte yürümeye benziyor artık. O kadar sertleşmişsin ki, bir rimelin akmasında bile suçlayıcı ipuçları arıyorsun.

– Üsteleme. Yolumuz ayrı çünkü. Anlayamazsın.

– Eskiden günler uzundu; kararında, tutumluydu.

– Biri geliyor, hayatımıza bir makas atıyor; o yaşadığımız bölüm, bütünün dışına düşüyor

– Beni kendime ördüğüm kozanın dışına çıkarmaya çalışıyordun, farkındaydım. Belki bazı kişilikler, kozadan çıkmak istemiyorlardır; o, ölüm kozası bile olsa.

– Unutma, dedi İhtiyar demir kapıyı açarken, Düşlerini kimseye emanet etmeyeceksin, kaptırmayacaksın!

Tomris Uyar Sözleri Resimli

– Yaşadığım ülkede ferahlatıcı yazılar yazılabileceğine inanmıyorum.

– Bir şey söyle. Sözü aşsın öze değsin. Bir şey söyle, yanındayım mesela.

– Böyle yağışlı gecelerde, dışarıda sürüp giden mırıltı, içinin kargaşasını yatıştırır, onu yalnızlığından sıyırıp düşlere ya da gerçeklerin kaynaklarına sürüklerdi.

– Her mektup kuraldışıdır çünkü eksiktir, söylenmemiş kalır, deneycidir.

– Sevilmemeyi rahatça kaldırabiliyorsun da sevilmek zor geliyor sana, sen de bunu anlamıyorsun.

– Birbirimizden ne beklediğimizi bilirdik, buydu önemli olan, yeterdi. Dürtüklenmeyen, kendine dayalı bir şey. Saatlerce konuşmazdık da oda dolu kalırdı.

– Yine de bilmek başkaydı, iliklerinde duymak başka.

– Bir erkeğin, kültürce kendisine denk, üstelik konuşmaya, düşüncelerini anlatmaya susamış bir kadını uzun süre kaldıramayacağı, o dönemde henüz keşfedilmemiş bir gerçekti.

– İstemeye hakkım var mı bilmem ama seni yürekten ilgilendiren şeyleri, başkalarına anlatmaktan kaçınacağın şeyleri duymak isterdim.

– Günaydın Gece yarısı…

– Kent, daha kendi mevsiminin rengini sevgimesajlarim.com bulamadı… Yazdan kalan giysiler dolaplara kaldırılırken, yazdan kalma duygular belleğin karanlık bölmelerine yerleştiriliyor.

– Karşınızdakilerin söylediklerinizi unutmamalarını istiyorsanız sözcükleri insan psikolojisini gözeterek sıralamalısınız. Asker ya da sivil, genel olarak insan.

– Bir ömre bir tek yaşamın az geldiğini bilirsiniz, bir yazarsanız.

– Ölmeyecek kadar yaralıyım.

– Sevginin yalnızca bir duygu olmadığını, bilgi de gerektirdiğini kendimden biliyorum. Sevgi savurganlığım yüzünden habire su vererek çürüttüğüm kaktüsler hâlâ aklımda. Bir dostum ‘iyi ki akvaryumda balık beslemiyorsun’ demişti, ‘herhalde havasız kalmalarına üzülür sudan çıkarırdın onları.

– Hep düşünmüşümdür: aklından asıl geçenleri hiç yazamazsın mektuba. Karşındakinin beklediklerini istediklerini yazarsın ki mektupsuz kalmayasın. Kendi zararına hep onun yararına.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz