Web sitemize hoşgeldiniz, 22 Mayıs 2026
Anasayfa » Ünlü Sözleri » Emrah Serbes Sözleri

Emrah Serbes Sözleri

Emrah Serbes Sözleri

Emrah Serbes, 28 Ocak 1981 doğumlu Türk yazar ve senaristtir. Kısa sürede edebiyat dünyasında dikkat çeken bir isim olmuş; keskin dili, karanlık atmosferi ve toplumsal meseleleri sert bir dille işlemesiyle edebi tarzını oluşturmuştur.

Serbes, sadece polisiye değil, toplumun çelişkilerine ve bireysel yalnızlığa da temas eden farklı türlerde eserler kaleme almıştır. Erken Kaybedenler, Deliduman ve Müptezeller gibi kitapları, gençlik bunalımları, umutsuzluk, öfke ve sistem eleştirisi gibi temaları işler.

Emrah Serbes Sözleri Kısa

– Bir anı bazen ömür sürer.

– İnsan bazen kendine yenilir.

– Kalp yorulur, sevgi tükenir.

– Kaybeden hep çok seven olur.

– Bazı geceler hiç sabah olmaz.

– Kimi acılar suskunlukla büyür.

– Her özlem bir yangındır içinde.

– Kelimeler susar, gözler anlatır.

– Unutmak zordur, affetmek daha da.

– Aşık olan susar, sevmeyen konuşur.

– Bazı gidişler, kalış kadar acıtır.

– Kalbini yakan şey, diline dökülmez.

– Aynı gökyüzüne bakmak yetmez bazen.

– Ağlamak, kalbin sessiz haykırışıdır.

– Aşk, zamanla değil, yürekle ölçülür.

– Aşkla büyüyenler, acıyla olgunlaşır.

– Sevmeden gitmek, kalpten göç etmektir.

– Bir şarkı çalar ve her şey geri gelir.

– Kalbim bir daha gülmedi senin ardından.

– Kimi insanlar gider, ama seninle kalır.

– Bazı insanlar hayattır, bazıları hatıra.

– İntihar fikri olmasaydı canıma kıyardım.

– Kendini unutanlar, başkalarını unutamaz.

– Gülümseyişlerin altına sakladım hüznümü.

– Bazen sevgi yetmez, bazen sevgi fazladır.

– Özlemek, zamanla değil, kalple ilgilidir.

– Sevmek cesarettir, kaçmak ise alışkanlık.

– İnsan bir kez kırıldı mı, hep eksik yaşar.

– Bazı yaralar sarılmaz, sadece kabuk tutar.

– Bir bakış yeter bazen, her şeyi anlatmaya.

– Kimi sevdalar kısa sürer, izi ömür boyudur.

– Yalnızlık bazen bir lüks, bazen cehennemdir.

– Seninle birlikte olunmaz, sana maruz kalınır!

– Bazı insanlar bir mevsim gibidir; geçip gider.

– Bir sigara yakarsın, ama asıl yanan sensindir.

– Suskunluk bir dildir, anlayana çok şey söyler.

– Bazı şeyleri affetmek değil, unutmamak gerekir.

– En çok konuşanlar, en çok susması gerekenlerdir.

– Aynalara küsen bir adamdım, sen gelince barıştım.

– Yolun başında müptelaydım, yolun sonunda müptezel.

– Geçmiş, peşini bırakmaz insanın; çünkü hâlâ kanar.

– Sessizlik bazen anlatılamayan her şeyin çığlığıdır.

– Kalbin en karanlık köşesinde, hep bir kişi saklanır.

– Aşka inanmayanlar, en derin aşkı yaşamış olanlardır.

– Bazı insanlar hayatına girer ve orada iz bırakır, çıkmazlar.

– Suçun cezasından kaçabilirsin, ama vicdanın azabından kaçamazsın.

– Mozart, Türkiye’de konser vermeye gelirse tabii ki dinlemeye gideriz.

– Kimi acılar vardır, anlatamazsın. Anlatmaya kalkarsan ağzından utanç akar.

– Sakin bir adamın çileden çıkması, ortamlarda her zaman etkileyici bir unsurdur.

– Ölümümden hiç kimse sorumlu değildir, dolayısıyla herkes de sorumludur diyebiliriz.

– Birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. sonra yeşil öldü benim için sonra kahverengi.

– Herkesin bir şeylerden korktuğu üç kişilik bir çekirdek aileyiz işte. Soyadımız Korkmaz. Ben devlet olsam buna müsaade etmem.

– Bu hain, aşağılık dünyanın gemisi batarken gururla gülümseyebilenlere ne mutlu! Ne mutlu aşkları yüzünden haysiyetlerini kaybetmeyi göze alabilen adamlara!

– Bir hayal gerçekleşmesi gereken zamanda sevgimesajlarim.com gerçekleşmelidir, işte tam o günlerde alınmalıydı bana akülü araba, artık çok geç, her şey için çok geç, uçup gitti elimizden o balon.

– Kitaba verilen vergi %18. Yani kitap okuyorsun, %18’ini devlete ‘ben kitap okudum buyurun verginiz.’ diyorsun. Havyara verilen vergi %8! Yani devlet diyor ki; ‘havyar ye, kitap okuma.’

– Şunu çok sık duydum. Falanca yazarı çok seviyordum, ama son yaptıklarından sonra onu bir daha okumayı düşünmüyorum. Demek ki Dostoyevski’nin zamanında yaşasaydın, kumarbaz diye onu da okumayacaktın. Yazarların söylediklerini fazla ciddiye almamak lazım. Edebiyat tarihi şahane şeyler yazmış berbat adamlarla dolu.

– Bazen karanlık bir duvarı yıkarsınız ve önünüzde geniş bir yol açılır ama ikinci bir duvara kadardır bu. Gelmez duvarların sonu. Bazen de aklın barikatlarını yıkarsınız ve önünüzde deliliğin yolları açılır ama yeni bir akla kadardır bu. Ne deliliğin sonu vardır ne de aklın, ne duvarların sonu vardır ne de yolların.

– Acı bile yoktu, acıdan fazla bir şeydi bu, kocaman bir çöldü, sadece çöl. Düş kırıklığından da öte kalıcı bir hissizliğe giden yolun başlangıcındaydım. O hızla geçen kamyonlar son düşlerimizi eziyordu, Karabüklü’yle birlikte toprak olan son düşlerimizi. Boşluk hissi yerini yokluk hissine bırakıyordu artık, ne yokluğu olduğunu sonsuza kadar çözemeyeceğim. Düşlerimizin bedeli bu kadar ağır olmamalıydı.

– Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz