Emile Zola Sözleri

Emile Zola Sözleri

Emile Zola Sözleri, Emile Zola Adalet Sözleri, Emile Zola Sözleri Tumblr, Emile Zola Kitap Alıntıları, Emile Zola Resimli Sözleri, Emile Zola Sözleri Resimli, Emile Zola Sözleri Kısa

Emile Zola Sözleri

Adalet ancak gerçekten, saadet ancak adaletten doğabilir.

Adalet istemenin karşılığı bunca acı mı olmalıydı?

Ana, hayatın ebediliğidir.

Ancak, tüm baskılara tüm aldatmacalara tüm saptırmalara karşın, dürüst insanlar tükenmez.

Ben bu hayatta sonuna kadar yüksek sesle yaşamak için geldim.

Ben nice itiraflar dinledim, nice gözyaşlarını dindiremedim.

Ben sözcükleri hiç sevmem. İnsan birini sevdi mi yapabileceği en iyi şey onu göstermektir.

Benim için dostluk her şeyden önce gelir; çünkü dostluk, dostluktur, ondan yüce şey yoktur.

Bir kişiye karşı yapılmış haksızlık bütün insanlığa karşı yapılmış haksızlık demektir.

Bu dünyaya ne yapmaya geldiğimi sorarsanız. Cevabım şu olacak Hayatımı yüksek sesle yaşamak için buradayım.

Burjuvalar bizi soyup soğana çevirmiyorlar sanki!

Dünyada biricik acı sevildiğini sanmamaktır.

Dünyayı bir günde yıkıp yeni baştan yapamazsınız. Bir günde her şeyi değiştireceklerini söyleyenler ya şarlatan ya da alçaktırlar.

Erkeği erkek yapan kadındır.

Gelecekten umut kesilmez, her şeyin yeniden başlayabilmesi için azıcık talih yeter!

Gerçeği susturup yeraltına gömseniz bile büyüyecektir.

Gerçeği yer altına gömerseniz, o yine büyüyerek patlayacak, her şeyi yok edecektir.

Gerçek uygun adım ilerliyor ve hiç bir şey durduramayacak.

Gerçek yürüyor, onu hiçbir şey durduramayacaktır.

Sadece tek bir düşünce için yaşamıştım.

Sanatçı yetenek olmadan bir hiçtir fakat yetenek de çalışma olmadığında bir hiçtir.

Sanatçının içinde iki tip insan vardır, biri şair diğeri de zanaatçı. Biri şair doğar. Diğeri zanaatçı olur.

Saygı olmayan yerde aşk da olmaz.

Sözleri ne kadar sade olursa olsun, onlara derin bir şekilde dokunuyordu.

Tek başına bir adam belki yiğit olabilirdi, ama açlıktan kıvranan bir topluluk güçsüz olurdu.

Umut gidince, yaşamak zevki de gider.

Ücret, tutsaklığın yeni bir şeklidir.

Ümit gidince yaşamak zevki de gider.

Vahşiler gibi yaşamak istemiyorsak, birbirilerimizin kusurlarını bağışlamalıyız değil mi?

Yalnız olmak daha iyidir anlaşmazlığa düşecek kimsen olmaz böylece.

Yalnızlık iyidir, insan kafasını dinler.

Yaşam, nedenli çetin olsa da, düzenle ve tutum içinde yaşandığı zaman, her zaman işin içinden sıyrılırdı.

Yetenek yoksa sanatçı olmaz ama çalışmadıkça yetenek hiç bir işe yaramaz.

Zavallı insanların, zenginler uğruna birbirini öldürmeleri ne iğrenç şeydi.

Güzelliği anlamak için bir kere bakmak yeter ama bir karara varmak için çok düşünmek gerekir.

Hayvanların kaderi gülünç görünme korkusundan daha önemli benim için insanın kaderiyle inceden inceye bağlı çünkü.

Her şey sadece bir rüya.

Hiç bir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.

Hiç bir şey bitmiş değil, her şeyin yeniden başlaması için birazcık mutluluk yeter.

Hiç bir şey, bir kalbi karşılığı olmayan sevgi kadar yoramaz.

Hiçbir süs ve makyaj bir kadını analık sevgisi kadar güzelleştiremez.

İçinde bulundukları yüzyıl sona ermeden yeni bir devrim, hem de bu kez işçi devrimi olacak, toplum temelinden sarsılıp yıkılacak, sonra onun yerine daha temiz, daha adil bir toplum kurulacaktı.

İnsan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır.

İnsan haklı oldu mu, yüreğine kuvvet geliyor, bileği kolay kolay bükülmüyor, öyle değil mi ha?

İnsan her şeye alışıyor. İnsan ekmek parası için her şeye katlanıyor.

İnsan kendi gönlüne yalan söyleyebilir, dolu dolu sevdikten sonra günün birinde sevmez olabilir miydi?

İnsan üzüntülerini anlatarak başkasını memnun etmemeli.

İnsanın alışamayacağı hiç bir şey yok. Alışıyoruz, ama çok şey kaybediyoruz. Kendimiz kendimizi böyle tüketiyoruz.

İnsanlık yalanı ve adaletsizliği kılıçla değil kitapla yenecektir.

İnsanoğlu umudunu yitirdi mi, yaşamanın da tadı kalmıyordu çünkü.

İnsanoğlu yeryüzünde hak ve adaleti gerçekleştiremeyecekse, toptan yok olsun çok daha iyiydi!

İrtica saltanatını bir ülkenin eğitimini ele geçirerek kurar ve böylece kökleşir kalır.

İşçi ordusu bir gün tüm toprağı çatlatacak ve köle olmaktan çıkıp efendi haline gelecektir.

İyi insanlar birbirinin halinden anlarlar…

Kuru laf karın doyurmuyor, tutup bir ekmek getirseydiniz daha iyi ederdiniz.

Mumu söndür, düşüncelerimin rengini görmeye ihtiyacım yok.

Neden insanların bir bölüğü yoksul, bir bölüğü aşırı zengindi? Neden birinciler ikincilerin çizmesi altında eziliyor, bir gün onların yerine geçebilme umudu beslemeden ha bire acı çekiyordu?

Nefsine hâkim olamayan hiçbir şeye hakim olamaz.

Niteliğimle üstün gelemezsem niceliğimle üstesinden gelirim.

Okullarda beyinleri yıkanan genç kuşaklar yönetimde görev aldıkları zaman ülke çıkarlarının değil kendilerini eğitenlerin sözcüleri olacaktır.

Ölümü devamlı tohum olarak isteyen hayatın amansız savaşına katlanmak zorundaydı.

Ölümün karşısında tüm küslükler biter.

Pırlantadan alınmayan vergi kitaptan alınıyordu çünkü pırlanta alandan değil kitap okuyanlardan korkuyorlardı.

Bana sorarsanız eğer bu hayata ne yapmaya geldin diye size şunu söyleyeceğim Ben bu hayata sonuna kadar yüksek sesle yaşamak için geldim.

Ama insanlar gerçekleri bildikleri halde, bunu itiraf etmek istemezlerdi. Bu nedenle suçu daima talihe yüklüyorlardı. Tanrı’nın gazabına uğradıklarına ileri sürüyorlardı.

İnsanların dünyanın sonuna kadar kurtlar gibi birbirlerini yiyip bitirmelerini seyretmek istiyorsan kollarını bağlayıp sakinlik içinde durmak en bulunmaz çaredir. Ama bu olamaz. Buna karşı koymalı. Aksi hâlde devamlı bir adaletsizlik hâkim olacak ve zenginler her zaman fakirleri sömürerek yaşayacaklar.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz