Web sitemize hoşgeldiniz, 22 Mayıs 2026
Anasayfa » Ünlü Sözleri » Epiktetos Sözleri

Epiktetos Sözleri

Epiktetos Sözleri

Epiktetos (yaklaşık M.S. 55 – 135), antik Yunan filozofudur ve Stoacı düşüncenin en önemli temsilcilerinden biridir. Roma İmparatorluğu döneminde yaşamış olan Epiktetos, özgürlüğün ve insanın içsel dünyasının ahlaki gelişimindeki önemini vurgulayan öğretileriyle tanınır. Aslen bir köle olarak dünyaya gelmiş, fakat sonradan özgürlüğünü kazanmış ve felsefi öğretisini özellikle ahlak üzerine kurmuştur.

Hierapolis (günümüz Denizli ili sınırlarında, antik Frigya bölgesi) Roma’da bir köle olarak yaşamış, Efendisi Epafroditus’un yanında uzun yıllar kalmıştır. Stoacı filozof Musonius Rufus’un öğrencisi olmuştur. Roma’da felsefe okulu açmış, ancak İmparator Domitianus’un filozofları Roma’dan sürmesinin ardından Nikopolis (Yunanistan) şehrine yerleşmiş ve burada ders vermeye devam etmiştir.

Epiktetos’un felsefesinin temeli, kontrol edebileceğimiz şeylerle edemeyeceğimiz şeyleri ayırt etmek üzerine kuruludur. Düşüncelerimiz, duygularımız ve eylemlerimiz bizim kontrolümüzde olan şeylerdir.

Bedenimiz, servetimiz, başımıza gelen olaylar gibi dış etkenler ise bizim kontrolümüzde değildir. Gerçek özgürlük, sadece kendi irademizle yönetebileceğimiz alanlara odaklanmakla mümkündür.

Epiktetos Sözleri Kısa

– Kötü kimseler özgür olamazlar.

– Acının rengi yok, herkes için aynı akar.

– Yaşam ve ölüm hükmümüz altında değildir.

– Yarınlar düşlerinin güzelliğine inananlarındır.

– Zaman en değerli varlığındır ve asla geri dönmez.

– Alışkanlıklara, zıt alışkanlıklarla hakim olunur.

– Zaman en değerli varlığındır ve asla geri dönmez.

– Felsefe her anın sonsuz değerine, dikkat etmektir.

– Bir ahmağı ne ikna edebilir, ne de caydırabilirsin.

– Beni Anisthenes özgür kılmıştır, asla bir köle olmadım.

– Felsefe ile uğraşıyorum! Deme; kendimi kurtarıyorum de!

– İnsanın hakiki asaleti faziletten gelir, doğuştan değil.

– Neden başkalarına ait olan şeylerin kaygısını duyuyoruz?

– Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği istenilmeden yap.

– Eğer biz kaygı duymak istemezsek bizi kim kaygılandırabilir ki?

– Balmumundan inançlara sahip olduğunuz müddetçe güneşten uzaklaşın.

– İlk önce kendine ne olacağını sor, sonra ne yapmak gerekiyorsa yap.

– Felsefenin kaynağı, kendi yetersizliğini ve güçsüzlüğünü bilmektir.

– Bütün facialara zemin hazırlayanlar, zenginler, zorbalar ve krallardır.

– Arzularını ve tutkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiçbir zalim kalmaz.

– Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır.

– Senin bardağını kırdıkları vakit, komşunun bardağı kırıldığı kadar sakin olmalısın.

– Hiçbir siyasi otorite kendi sistemini sarsıcı eseri sansür uygulamadan izin vermez.

– Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen, akıllı bir insandır.

– İnsanlar bir şeyler yüzünden değil, şeylerle ilgili düşünceleri yüzünden acı çeker.

– Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilseydi, yemden başka şey düşünenlerle alay ederlerdi.

– Senin bardağını kırdıkları vakit de, komşunun bardağı kırıldığı kadar sakin olmalısın!

– Kimseyi övmeyen, kimseyi kötülemeyen, kimseden yakınmayan, kimseyi suçlamayan olgun insandır.

– İnsan yalnızca sahip olduğu şeyleri yitirebilir ve yalnızca sahip olduğu şeylerden acı çekebilir.

– En bariz hakikatlere teslim olmayanlarla tartışmak neye yarar? Bunlar insan değil, kaskatı taştırlar.

– Felsefede, politikada, edebiyatta ya da herhangi bir sanatta olağanüstü olan tüm insanlar, melankoliktir.

– Aklı denetliyecek tek şey yine kendisidir ancak daha önemli ve gerekli olan şey düşüncelerimizi düzeltmektir.

– Başkalarına ait bir şeye göz koyup haset ediyorsanız, unutmayınız ki elinizdekini de yitiriyorsunuz demektir.

– Allah, bütün insanları mutlu olmaları için yaratmıştır; bedbaht oluyorlarsa kendi hataları yüzünden oluyorlar.

– Felsefe, ne olursa olsun yapmaya zorlandığımız ödevlerde cılızlığımızı ve bilgisizliğimizi anlamak ile başlar.

– Konuşmadaki bilgelik ve dinlemedeki kibarlık vasıtasıyla ruhun hazineleri ve kişideki ahlaki olgunluk açığa çıkar.

– Gerçek mutluluğun karakteri, sürekliliği ve hiçbir engele çarpmamasıdır. Bu iki karakteri olmayan mutluluk gerçek değildir.

– Bana “Ben sana zarar verebilirim, tekme atabilirim” dersen bil ki insana degil, eşek ve ata uygun bir özellikle övünüyorsun.

– Gerçek bir filozof başka bir ülkeye gittiği zaman kendisinden başka kimseye bel bağlar mı? Hayır bü yüzden aç kalır mı? Hayır.

– Ölüm ve acı engellenemez ancak onlardan duyulan korku ve endişe engellenebilir. Kötü olan ölüm değil. Utanç verici bir ölümdür.

– Nöbetçiler yanlarına sokulanlara parolayı sorar. Sen de öyle yap, hayaline gelen her şeye parolayı sor. Hiç baskına uğramazsın.

– Okula dingin bir zihinle ve bütün kafa karışıklıklarından kurtularak gelecek olursan aklının nasıl bir güce sahip olduğunu anlarsın.

– Hayatında olup biten şeylerin, dilediğin şekilde sevgimesajlarim.com olmasını isteme: nasıl oluyorlarsa, öyle olmalarını iste. Böylece her zaman mutlu olursun.

– Yalnız özgür insanların eğitilmesi gerektiğini söyleyen çoğunluğa değil, yalnız eğitimlilerin özgür olduğunu söyleyen düşünürlere inanmalıyız.

– Hareket etmenin nedeni ‘istek’ ve ‘sevmektir’, bu ise düşünmektir. Aşk tutkudur. İyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir.

– Güneş, ışık ve sıcağından başkalarını faydalandırmak için kendine yalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği istenilmeden yap.

– Bir ziyafette, iki misafir ağırlıyor olduğunu hatırla; beden ve ruhu. Bedenine ne verirsen biraz sonra kaybedersin, ruhuna ne verirsen sonsuza kadar seninle kalır.

– Beni zengin yapan, toplumda edindiğim yer değil, kendi yargılarımdır, kendi yanımda taşıdıklarımdır. Yalnızca bunlar tam anlamıyla bana aittir ve elimden alınamazlar.

– Gerçek anlamda aydınlanmış kişiler, hiçbir zaman başkalarına öykünmez. Bunun yerine onlar kendilerinin önceki halini aşmaya çalışırlar. Başkalarıyla yarışma, kendinle yarış.

– Eğer birinin sizin hakkınızda kötü konuştuğunu duyarsanız, kendinizi savunmaya çalışmak yerine: Açıkçası beni yeterince iyi tanımıyor, zira bahsedebileceği daha bir çok yanlışım var, demelisiniz.

– Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, onların altından kalkmakla erişilecek ihtişam da o derece parlak olur. Usta kaptanlar maharetlerini ve saygınlıklarını atlatmış oldukları fırtınalarla elde etmişlerdir.

– Ey köle! Bugün karnınız doyar doymaz yarın olunca karnımı ne ile doyuracağım diye diz çöküp sızlanıyorsunuz. Eğer bugün yiyecek bir şeyin varsa, yarın da olur veya yoksa ölüp gidersin. Kapı hep açık duruyor neden sızlanıyorsun.

– Gömleğinin bir teli nasıl bütün diğer tellere benziyorsa öylece sen de alelade insanlara benzemek istiyorsun! Ben, sadece parlak olduğundan değil, fakat nereden kullanılırsa kullanılsın, orasını güzelleştirdiği için makbul sayılan erguvanı renkte bir kuşak olmak isterim. Niçin bana başkaları gibi olmamı tavsiye ediyorsun? O zaman sadece iplik olacağım, kadife olmayacağım.

– Kader önünde sonunda öyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar. Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder. Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimsenin arkasından konuşmaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz. Bunu bilen adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz. Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir.

– Başkalarının size hayran olmasına bağımlı olmayın. Bunda hiçbir güç yoktur. Kişisel erdeminiz dışsal bir kaynaktan çıkartılamaz. Kişisel erdeminiz kişisel arkadaşlarınızda bulunmaz, başka insanların size gösterdiği saygıda bulunmaz. Öteki insanlar, sizi sevenler bile, sizin fikirlerinizle uyuşmazlar, sizi anlamazlar ya da sizin coşkunuzu paylaşmazlar. Bu bir yaşam olgusudur. Artık büyüyün! Başka insanların sizinle ilgili ne düşündüklerinden size ne!

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz