Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /var/www/vhosts/sevgimesajlarim.com/httpdocs/wp-includes/script-loader.php on line 2652

Ray Bradbury Sözleri

Ray Bradbury Sözleri

Ray Bradbury Sözleri, Ray Bradbury Sözleri Kısa, Ray Bradbury Sözleri Beğenilen, Ray Bradbury En Güzel Sözleri, Ray Bradbury Sözleri İnstagram, Ray Bradbury Sözleri Tumblr, Ray Bradbury Sözleri Facebook

Ray Bradbury En Güzel Sözleri

Sonu iyi olan her şey iyidir.

İnsan bilmediği şeyden korkar hep.

Bir kitabı kapağına göre yargılama.

Hepimiz yapabildiğimiz şeyleri yaparız.

En büyük aptallar biraz akıllı olanlardır.

“Ben robotlardan değil, insanlardan korkuyorum.

Geleceği öngörmeye değil engellemeye çalışıyordum.

Neden seni yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyorum?

Kitaplar, aptal olduğumuzu bize hatırlatmak için var.

Bir insan kaç kez dibe vurup da yaşamayı sürdürebilir?

Saat alarmına ihtiyacım yok. Fikirlerim uyandırıyor beni.

Kitaplar aptal, salak olduğumuzu bize hatırlatmak için var.

Bilgi kaba kuvvettin üstesinden gelmeye yeter de artar bile!

Hepimiz doğru türden hatalar yaptık, yoksa burada olamazdık.

Bir kültürü yıkmak için kitapları yakmak zorunda değilsiniz.

Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır.

Hata yapmaktan korkuyorsun. Korkma. Hatalardan fayda sağlanabilir.

Gerçekliğin sizi harap etmemesi için yazarken sarhoş olmalısınız.

Kitapları yakmaktan daha kötü bir suç varsa o da onları okumamaktır.

Pazarın ne kadar büyürse ihtilaflarla başa çıkma gücün o kadar azalır.

Borsa işsiz kalmış tehlikeli entelektüellerin dünyadaki son sığınağıdır.

Gözlerini merakla doldur ve sanki on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa.

Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik…

İnsanlar neden insanlara acı vermek istiyor? Dünyada yeterince acı yokmuş gibi.

Her zaman uçurumdan atlamalı ve aşağı düşerken kanatlarınızı inşa etmelisiniz.

Yeryüzünde cenneti bulabilme düşü değil mi bütün hayatımızı cehenneme çeviren?

Her hafta bir kısa öykü yazın. Art arda 52 berbat hikaye yazmanız mümkün değil.

Anayasa’nın dediği gibi, herkes hür ve eşit doğmaz ama herkes eşit hale getirilir.

Kimsenin kimseye ayıracak vakti yok artık. Sen bana katlanan çok az kişiden birisin.

Kitapları yakmaktan daha büyük suçlar da vardır. Bunlardan biri de onları okumamaktır.

Ölmenin güzel tarafı bu; kaybedecek bir şeyin olmayınca, istediğin riske girebiliyorsun.

Bilmiyorum. Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik…

Bir kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre, kitaplarda bir şeyler olmalı…

Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depoladığımız kapların bir türüydü yalnızca.

Birçok şey hakkında ‘Neden’ diye sorarsan ve bunu sürdürürsen, sonunda epey mutsuz olabilirsin.

Acaba gezegenimize sahip çıkabilecek miyiz, yoksa bütün mirasımızla birlikte kendimizi ateşe mi atacağız? Mesele budur!

“Hayal edebildiğin her şey kurgu, başarabildiğin her şey ise bilimdir. Bütün insanlık tarihi başlı başına bilimkurgudur.”

Belki kitaplar bizi mağaradan biraz çıkarabilir. Belki hep aynı, lanet olası, çılgınca hataları yapmaktan alıkoyabilirler bizi!

Bu bir uyarı kitabıdır. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatır.

Bazı geceler, uyuyamadığımda kütüphaneme gidip kitaplarımdan birini açıp bir paragraf okuyor ve ‘Aman Tanrım, bunu ben mi yazdım’ diyorum.

Her sabah yataktan çıkıp mayın tarlasına giriyorum. Mayın tarlası benim. Patlamadan sonra, bütün gün parçalarımı toparlayıp yeniden bir araya getirmeye çalışıyorum.

Öğretmenler neden benim eserlerimi tercih ediyor biliyor musunuz? Çünkü ben hayali şeylerden bahsediyorum. Metaforlar yazıyorum. Her öyküm hatırlanabilecek bir metafor.

Robotların dünyaya hakim olmaya başladığını düşünmüyorum. Oyuncaklarla oynayan insanlar dünyaya hakim oluyor. Ve eğer oyuncaklarını ellerinden almazsak, aptallık ederiz.

Hep hayranlıkla bakın ve sanki 10 saniye sonra ölecekmiş gibi yaşayın. Dünya’yı görün. Dünya, fabrikalarda üretilen ya da parayla sahip olunan her rüyadan daha fantastik.

Evrenin içlerine yönelmeliyiz. İnsan soyu kendini korumalı. Savaşın ve politikanın tehlikesinden kurtulmalıyız. Astronot olmalı, evrenin derinliklerine yönelmeli ve içimizdeki Tanrıyı keşfetmeliyiz.

Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda sevgimesajlarim.com kurulduğunu bilemeyiz. Nasıl bir kap damla damla dolarken, son bir damla kabı taşırıyorsa; aynı şekilde, bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır.

Yazmak ne öğretir diye soruyorsun. En başta ve en önemli olarak, bize canlı olduğumuzu ve bunun bir hak değil bir ayrıcalık ve hediye olduğunu anımsatır. Yani, her ne kadar aksini istesek de, sanatımız bizi savaşlardan, ihtiyaçlardan, haset ve açgözlülükten, ihtiyarlıktan ya da ölümden koruyamaz. Ancak bütün bunların arasında canlı tutar.’

Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /var/www/vhosts/sevgimesajlarim.com/httpdocs/wp-includes/script-loader.php on line 2652