Web sitemize hoşgeldiniz, 21 Nisan 2026
Anasayfa » Ünlü Sözleri » Emile Zola Sözleri

Emile Zola Sözleri

Emile Zola Sözleri

Émile Zola (1840–1902), 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Doğalcılık (natüralizm) akımının öncüsü olan Zola, toplumsal sorunları, insan psikolojisini ve gerçekliği bilimsel bir yaklaşımla ele alan romanlarıyla tanınır. Onun eserlerinde karakterler, yaşadıkları çevre ve içinde bulundukları sosyoekonomik koşullarla belirlenir; bu yönüyle romanlarında adeta bir deneysel gözlemci gibi hareket eder.

Zola’nın en ünlü çalışması Rougon-Macquart adlı 20 ciltlik roman dizisidir. Bu seri, II. Napolyon döneminde yaşayan bir ailenin kuşaklar boyunca süren hikâyesini anlatır. Her kitap farklı bir karakterin hayatına odaklanır ve bu karakterin çevresiyle nasıl biçimlendiğini inceler.

Emile Zola Sözleri Kısa

– Düşünce, zincir tanımaz.

– Kötülük sessizlikle büyür.

– Ana, hayatın ebediliğidir.

– Hey, biraz daha yavaş okuyun!

– Ben yazdım çünkü susmak suçtu.

– Adalet yoksa, barış da yoktur.

– Sessiz kalmak, kabullenmektir.

– Sanat, yaşanılan çağın aynasıdır.

– Aydınlık, yalnızca bilgiyle gelir.

– Yazmak, susanların çığlığı olmaktır.

– Vicdan, bir insanın gerçek ölçüsüdür.

– Edebiyat, gerçeğin kaleme bürünmüş halidir.

– Yalnızlık iyidir, insan kafasını dinler.    

– Gerçek yürüyor, onu hiçbir şey durduramaz.  

– Yalnızca okuyan değil, düşünen toplum özgürdür.

– Sanat, susanların sesidir. Sanat İçin (L’Œuvre)

– Nefsine hakim olamayan, hiç bir şeye hakim olamaz.

– Boş versenize, gün gelir insan göçüp gittiğine sevinir.

– Mumu söndür, düşüncelerimin rengini görmeye ihtiyacım yok.

– Toplumun en büyük düşmanı, adaletsizliğe alışmış bireydir.

– Vahş*ler gibi yaşamak istemiyorsak, affetmesini bilmeliyiz.

– Bir ulusun geleceği, halkın aydınlıkla buluşmasına bağlıdır.

– Bir ulus, adaleti kaybettiğinde kimliği de unutur. Suçluyorum

– Kokuşmuşluk en çok güzel kıyafetlerin altına saklanır. Meyhane

– Kadınlar ne ister? Yalnızca görülmek, gerçekten görülmek. Nana

– Tehlikenin gözünün içine baktın mı onun sana zararı dokunmaz. 

– Sessiz kalmak, kötülüğe verilmiş en tehlikeli izindir. Germinal

– Hiçbir şey, bir zihni karşılığı olmayan sevgi kadar yoramaz.  

– Suçlular bazen yalnızca hayatta kalmaya çalışanlardır. Germinal

– Açlık bir düşünce değil, içerden kemiren bir hayvandır. Germinal

– Yoksulluğu görmek istemeyenler, vicdanlarını da karartmışlardır.

– Hakikat uğruna savaşmak, en büyük insanlık görevlerinden biridir.

– İnsanlık yalanı ve adaletsizliği kılıçla değil, kitapla yenecektir.

– Yoksulluk yalnızca açlık değil, aynı zamanda görünmemektir. Meyhane

– Adalet sadece gerçekten, mutluluk ise sadece adaletten doğabilir.  

– İnsan, toprağı işleyerek değil, toprağa boyun eğerek yok olur. Toprak

– Baskı altında yazılan kelimeler, özgürlük uğruna atılan kurşunlardır.

– Gerçeği haykırmak, cesaret ister; korkaklar yalanın arkasına saklanır.

– Gerçeği gizlemeye çalışanlar, en sonunda onun altında ezilir.  Germinal

– Yalnız olmak daha iyidir, anlaşmazlığa düşecek kimsen olmaz böylece.    

– Zenginlik, yalnızca sofrada değil; yürekte, vicdanda da aranmalıdır. Nana

– Ben sakin olmayı severim, çünkü anlaşabilmenin en iyi yolu sakin olmaktır.  

– Gerçeğin yerin altına gömseniz bile, o bir gün büyüyecek ve ortaya çıkacaktır.   

– Ah sizi sevememek için insan çok kötü kalpli olmalı. Siz sevmeyen var mıdır acaba?

– Aşk, nefretten doğar bazen; çünkü en derin bağlar, tutkunun sınırında oluşur. Nana

– Gerçekleri susturmak için ne kadar duvar örülse de yankısı geç gelir ama güçlü olur.

– Bir insanın tek başına doğruda direnmesi, kalabalıkların yalanına tercih edilmelidir.

– Bir kişiye karşı yapılmış haksızlık, bütün insanlığa karşı yapılmış haksızlık demektir.

– Son kilisenin son taşı son rahibin üstüne düşmedikçe uygarlık mükemmele erişemeyecektir!

– Bu dünyaya ne yapmaya geldiğimi sorarsanız. Cevabım şu olacak; hayatımı yüksek sesle yaşamak için buradayım.   

– Bir idealim daha var elbet, o da dayak yememek, günün birinde bir erkekle birlikte olursam, dayak yemeye tahammül edemem.

– Yeryüzünde tek bir mabet taşı kalsa ve ona sahip çıkacak tek bir din adamı bulunsa, yine uygarlık için ciddi bir engeldir!  

– Dünyayı bir günde yıkıp yeni baştan yapamazsınız. Bir günde her şeyi değiştireceklerini söyleyenler ya şarlatan ya da alçaktırlar. 

– Bana sorarsanız eğer, bu hayata ne yapmaya geldin diye, size şunu söyleyeceğim: ben bu hayata, sonuna kadar yüksek sesle yaşamak için geldim.

– Kitap okumak önünde daha önce bilmediği hayali ufuklar açtı; daha önce yalnızca kanıyla, teniyle sevmiş, şimdiyse beyniyle sevmeye başlamıştı.

– Seçildikten sonra gidip göbeğini şişiren, yoksulları eski papucundan bile az düşünen ensesi kalınlara oy vermek kimsenin karnını doyurmuyordu.

– Okullarda beyinleri yıkanan genç kuşaklar yönetimde görev aldıkları zaman ülke çıkarlarının değil, kendilerini eğitenlerin sözcüleri olacaktır.

– Neden insanların bir bölüğü yoksul, bir bölüğü aşırı sevgimesajlarim.com zengindi? Neden birinciler ikincilerin çizmesi altında eziliyor, bir gün onların yerine geçebilme umudu beslemeden ha bire acı çekiyordu?

– Ve kazanları sönmüş makinenin çevresinde, kömür kusmaktan yorulmuş kuyunun başında yeni bir yaratış başlıyor, özgür sevişme, içgüdünün kamçısı altında, daha kadın olmamış bu kızların karnını şişiriyordu.

– Bir güz akşamı kadar hüzünlü sakinlikte hiçbir şey yoktur. Işıklar, ürpertili havada donuklaşır, yaşlanmış ağaçlar yapraklarını dökerler, yazın ateşli aydınlıklarıyla kavrulan kırlar, ilk soğuk rüzgârlarla birlikte ölümün geldiğini hissederler.  

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz