Sevgi Mesajları 2020

Sevgi Mesajları 2020

Sayfa İçeriği: Sevgi Mesajları 2020, 2020 Sevgi Mesajları, Yeni Sevgi Mesajları, 2020 Kısa Sevgi Mesajları, Sevgi Mesajları Uzun 2020, Duygusal Sevgi Mesajları 2020, Resimli Sevgi Mesajları 2020, Sevgi Mesajları 2020 Facebook

Sevgi Mesajları 2020

Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir çünkü sen benim için daima teksin.

Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin.

Kimsin sen? Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim.

Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.

Sen benim sadece ilk görüşte değil; her görüşte aşık olduğum ilk ve son aşkımsın.

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an çünkü hiçbir şey seni sevmek gibi değil.

Yalnızlık üşümekse yalnızım üşüyorum, sensizlik uçurumsa tut kolumdan düşüyorum. Soru sorma cevabını bilmiyorum bildiğim tek şey var seni seviyorum.

Seni seviyorum; elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine şimdiye kadar kimsenin başaramadığı o sıcaklığı koymayı başardığın için…

Seni seviyorum çünkü bu cümleyi senin kadar kimselere yakıştıramadım. Seni seviyorum çünkü varlığınla anlam kazandı hayatım.

Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgâra dön, ordayım.

Kimi güzelim der sevdiğine, kimi özelim ama sevgi ne güzellik ister, ne de özellik. Sevgi, sadece yürek ister.

Kalp midir insana sev diyen, yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek? Bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz yürü ki yağan mutlulukların hepsi üstüne yağsın ve ömrünce hep mutlu olasın gülüm…

Sevgi; insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.

Kızıl bir güneşin altında mavi bir yelkendir umut, alır götürür seni uçsuz bucaksız derin sevgilere sevgi mavidir mavi umut sen de gönlünü hep mavi tut.

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim?

Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim…

Ve sen, dünyanın neresinde olursan ol gözlerimi kapadığımda gelmek zorundasın.

Madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime.

Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.

Seninle kavga etmeyi en yakın arkadaşımla eğlenmeye tercih ederim.

Sadece sev istemiyorum. Kıskan, sahiplen istiyorum. Senin olduğumu, benim olduğumu belli et istiyorum. Hissetmek istiyorum.

Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun.

Bana bir günün 24 saat, bir saatin 60 dakika ve bir dakikanın 60 saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim.

Çok müsaitti gözlerin sevilmeye, azıcık bakayım derken içine düştüm…

Niyet ettim seni sevmeye desem, Allah kabul etsin der misin?

Mutluluğumsun sen, umudumsun sen, nefesimsin sen, vazgeçilmezimsin sen, aşkımsın sen, sevdiğimsin sen. İşte bu yüzden her şeyimsin!

Kalbin hangi sevgi için çarpıyorsa yeni doğan günün güneşi seni ona kavuştursun.

Söyle sevgili şimdi hayatın da bir kayıp mıyım bulunmaz. Açık bir yara mıyım sarılmaz. Tehlikeli bir yol muyum gidilmez.

Bir yudum sevgi koskoca bir okyanusa bedeldir benim için ve özellikle de senin bir yudum sevgine hasretim şimdi uzaklarda sevgilim. Seni hasretimi tüketircesine kucaklıyor ve buseler yolluyorum buralardan. Kalbim hep seninle.

Aşkına döksem gözyaşlarımı, elinle bir defa silecek misin? Şu kalbimi sana versem, bir gün gelecek sevecek misin?

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.

Bir insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi… Bir insanın özlemi olmalı, özlemle açan çiçekler gibi… Bir insanın bir tanesi olmalı, o da senin gibi…

Hayatta iki kişi tanıdım. Birisi asla benim olmayacak sen, diğeri senden başkası olmayacak sen.

Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun…

Ruhumu yere vurup hasret çektiren olsan da, ne aşkına bedduam, ne de sana kinim var, derya gibi akan bir derdim olsa da mahşere kadar seni unutmamaya yeminim var.

Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin bir tanem?

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle. Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan dün gece özür diledim. Haklısınız dedim. Ne sevdiği belli, ne sevmediği…

Yaşadığım aşkların hepsi dram, tek gerçek benim için yanan sigaram.

Kendimi nokta kadar hissettiğimde bakıyorum ki en anlamlı cümlelerin sonuna gelmişim.

Yarınlarımı hazırlıyorum ikimiz için, o güzel sihirli sözlerin için yaşıyorum hayatı bebeğim.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın.

Hadi gökyüzünden senin için tuttuğum, üzerine tüm duygularımı yüklediğim, yıldızı al, yüreğimden yüreğine yollar var, Hadi benim için uzaklardan bir tebessüm yolla.

Uyanınca uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten çıldırtan. Hayatta sadece bir kez görülebilen harika bir rüyasın sen.

Ben sana kızsam, kendime küserim.  (Cemal Süreya)

Sarı giyer güneş olursun, Mavi giyer deniz olursun, Siyah giyer matem olursun, Kim bilir belki bir gün, Beyaz giyer benim olursun.

Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın.

Hayat demek mücadele demektir, en güzel duygu yalansız sevmektir. Sevgine gözyaşlarını feda etmektir. Asıl marifet görmesen de, sevdiğini yüreğinde bilmektir.

Sen yol aldığım ilk gemi, durduğum son limansın. Beni yakan ilk güneş, yüreğimi titreten son rüzgârsın. Sen beni ağlatan ilk sevdam, unutamayacağım son insansın.

Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep oradayım.

Okyanusla, gökyüzü gibiydik biz seninle. İkimizde maviydik, birlikte gibiydik. Aslında hiç birleşmemiştik.

Seni bulmadan önce aramak isterim, seni sevmeden önce anlamak isterim, seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep yeniden başlamak isterim.

Al bu kalbi yeni sevgiline ver. De ki, senden önce benim öldürdüğümden sana küçük bir armağan olsun.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu; Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.

Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye.

Hani kardelen çiçeği göğe açık olur da kafasını karın altından çıkarır ya zemheri yüreğim yüreğine der ki kardelen kadar cesaretin yoksa sakın aşık olma.

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi?

Yatağını gül yapraklarıyla, hayalini papatyalarla süsledim, kâbuslarını da ben aldım ki en güzel rüyalar senin olsun diye.

Aşk seven için sevinç, sevilen için gurur, sevip de ayrılan için ölüm demektir.

Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, kar beyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.

Ve aşk; O omzuna yattığında, rahatsız olmasın diye kılını bile kıpırdatmamaktır.

Sen hasretimsin, kaderimsin, yaşamadığım günlerimin sevgisine doyamadığım akşam gözlümsün. İnsanları tanıdım yıldızlar gibiydi hepsi gökteydi ama ben seni güneşi seçtim ve bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim.

Provası yok hayatın. Ne yeniden yaşamak mümkün, ne de yaşadıklarını silebilmek. Önemli olan, ilk defa değil son defa sevebilmek.

Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.

Boğazıma takıldı sevdan. Üç kere sırtıma vur helal de; alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Evleniriz belki bir gün, belki çocuklarımız olur. Bana benzer şair olur, sana benzer şiir olur.

Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.

Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var.

Ben asla ağlamam deyip her gece yatağa yattığında aklına o gelip gözünden iki damla yaş süzülüyorsa eğer utançla işte o zaman aşıksın demektir.

Sen güldün. Ben bir yudum daha içtim çaydan… Yoksa nasıl açıklardım içimde ki bu sıcaklığı…

Benim sadece iki elim var, hayata dört elle sarılmam için sana da ihtiyacım var.

Bir gül olmak isterdim. Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?

Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma aşık olurdun.

Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?

En güzel yarınlar senin olsun, sen buna layıksın ömrün mutluluklarla dolsun. Eğer gün gelir de sen beni unutursan, inan ki tatlım canın sağolsun.

Gülüşünü seversin, sesini seversin, sohbetini seversin. Sevmek için illa ki yüzünü görmek şart değil. Yüreğinde duruşunu seversin.

Sen yemeğimin tuzu, yüreğimin buzu, anasının en güzel kızı… Sen kalbimde en tatlı sızı, sen bütün varlığımın sevimli hırsızı… Sen sevdikçe sevilesi, övdükçe övülesi, öptükçe öpülesi, aşık oldukça olunacak aşkımsın.

Bir gün sokaklar boyu ararsan sevgiyi, bir dağ eteğinde bir deniz kenarında yaşla dolarsa gözlerin, uzat bana elini unutma ben senin yanındayım.

Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni çok sevmeye devam edeceğim…

Bir deniz düşün susuz, bir insan düşün mutsuz, bir gece düşün uykusuz. bir yürek düşün sevgisiz, bir bahar düşün çiçeksiz, bir de beni düşün sensiz…

Bir kadının dudaklarında değildir aşk. Bedeninde hiç değildir. Aşk, kadının göz kapaklarındadır. Kadın, göz kapaklarında saklar o adamı. (Özdemir Asaf)

Sevmek çaydır sevilmek şeker biz çayı hep şekersiz içeriz.

Gecenin karanlığında sabahın aydınlığında hep aklımdasın bu ufacık kalbimin en büyük yerindesin ve tek sahibisin.

Ey gönül; ille de birini seveceksen dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever ama sen asıl görmediklerini seveceksin. Sözde değil özde aşk istiyorsan elbet tene değil cana değeceksin.

Bir romansın okuyup da bitiremediğim, bir özlemsin uzanıp da erişemediğim bir sensin merhaba deyip de evlada diyemediğim.

Biz elini tuttuğunda titreyen insanlardın sen belini tuttuğunda titreyenleri seçtin.

Gitmesini bileceksin kimi zaman, arkana bile bakmadan! Ve kimi zaman söyleyeceksin sevdiğini, çok geç kalmadan.

Rüzgâr alabildiğine hırçın, yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman… Tıpkı gözlerindeki huzur gibi…

Biri var uzaklarda haykırıyor, biri var uzaklarda seni özlüyor, biri var uzaklarda seni sensiz yaşamaktan korkuyor, biri var uzaklarda seni çok ama çok seviyor.

Sen Tanrıya dilenen dilek, göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş, tek düşüncem, hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, en güzel günlerimsin.

Eğer bir gün hayatımın son nefesini verirde bu dünyanın güzelliklerinden vazgeçecek olursam hep yanımda ol ki sana sessizliğin ölüm demek olduğunu göstereyim.

Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.

Bırak da seni ben seveyim. Yabancıya gitmesin gözlerin.

Aşk; gülü dikeniyle avuçlamaya benzer ellerin kan içinde kalır ama dikenin hesabını gülden soramazsın.

Doğan her günün sabahında, içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiç bir şeye değmezdi yaşamak.

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun? “Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken, her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgârlara, fısıldasınlar kulağına seni ne kadar çok özlediğimi.

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki bir tanem her gün yağmur yağardı.

Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.

Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum?

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına sen kalayım.

Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.

Sen Allah’a dilenen dilek, göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş, tek düşüncem, hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, en güzel günlerimsin.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz