Acı Çekmekle İlgili Sözler

Acı Çekmekle İlgili Sözler

Sayfa İçeriği: Acı Çekmekle İlgili Sözler, Acı Çekmek İle İlgili Sözler, Acı Çekmek Sözleri, Acı Çekiyorum Sözleri, Acı Çekmekle İlgili Kısa Sözler, Acı Çekmek Sözleri Resimli, Acı Çekmek Sözleri Facebook, Acı Çekmek Sözleri Sevgiliye

Acı Çekmek İle İlgili Sözler

Seni sevdiğimi ihbar etmişler ayrılığa, Geçen gün yokluğun esir aldı beni, Birçok şahidim vardı ama gözlerim tanıklık yaptı aleyhime, Bu gün hüküm giydim yalnızlığa, acıların hücresine kapattılar beni ve bir tek sensizlik geliyor ziyaretime.

Seni seviyorum diyenin aşkından şüphe et. Çünkü aşk sensiz ve dilsizdir.

Acı çekmenin her zaman gözyaşı olmaz bazen insan ağlar, ağlarda gözlerinden yaş gelmez.

Üzülme alıştım ben acı çekmeye. Bir renk olsam Allah kesin siyah olarak yaratırdı beni.

Kimseyi gözyaşlarınızı yorganın altında pijamanızın koluyla silecek kadar sevmeyin.

Çocuk olsam yeniden; Bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece. *Cemal Süreya*

Seni sevdiğim kadar güneşi sevseydim, güneş bile halime acır akşamları batmazdı.

Seni seviyorum diyen dillere değil, senin için ağlayan gözlere inan.

Acı çekmemiş olmak, büyük bir acıdır. *Cicero*

Uğrunda ölmedim! Uğrunda ölünecek sandığım biri için yaşadım hep.

Unutma, unutulanlar, unutanları asla unutmaz.

Başka bir yaşam olmalı, böylesine acı çekmek için yaratılmış olamayız. *Kcats*

Yüreğimde yangınsın kimse söndüremez sen umutlarımsın kimse çalamaz sen hayalimsin kimse yok edemez seni seviyorsam benden başka kimse sevemez.

Acı çekmek kaçınılmazdır, acılardan yakınmak ise kişinin kendi seçimidir. *Art Clanin*

Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin.

Sevmek; saatlerce öpüşmek değil. Öpmek için saatlerce düşünmektir.

Özlerken sevmeyi, severken beklemeyi, beklerken acı çekmeyi yaşadın mı sen hiç?

Unutulmak ölmek kadar acıdır hatırlamak yaşamak kadar güzeldir hayat acılarla doluysa dosttan bir selam bile bir ömre bedeldir.

Neyine bağlandım ki bu kadar; Bana bakmayan gözlerine mi, yoksa benim olmayan kalbine mi?

Ama gidersen hayatımın en büyük keşkesi olacaksın. Bir başkasının olduğunu düşünmek, hissetmek, bir başkasına gülmen, onu sevmen… Acı severken acı çekmek.

Kimseye dur diyemem, huyum böyle giden için üzülemem! O, bensizliği seçiyorsa, bende onsuzluktan bir şey kaybetmem..

Kalbim seni unutacak kadar adiyse elleri. Onu parçalayacak kadar asildir.

Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, nede şeytan bir günahı; benim seni beklediğim kadar.

Unuttuklarını unuttum sanıyorsan eğer, şuan hatırladıkların eğer içini yakıyorsa sen hiçbir şey unutmamışsın, unutamamışsın.

Kadınlar acı çekmek için yaratılmışlardı sanki; sürekli sevgi sözcükleri duyma ihtiyaçları bundan kaynaklanıyordu belki. *Charles Bukowski*

Keşke yalnızlığım kadar yanımda olsaydın keşke yalnızlığımla paylaştığımı seninle paylaşsaydım keşke senin adın yalnızlık olsaydı ve ben hep yalnız kalsaydım.

Sevmek bazen insana acı verir.

Yalan dünyanın ipine takılmışız, kurtulalım derken hep dolanmışız…

Acı çekmiş kadınlar, çok güçlü görünürler. Oysa heybetli görünüşlerinin altında, minik bir serçenin kalbini taşırlar. Ve bu kadınları; sadece aynı kalbi taşıyan adamlar anlayabilir…

Sadece mutlu olmayı isteseydik olurduk ama biz hep diğerlerinden daha fazla mutlu olmayı istedik ve hep diğerlerinin daha mutlu olduğunu zannettik.

 Şu dünyada iki tane kör gördüm biri biri seni sevip de görmeyen sen biride senden başkasını görmeyen ben

Kapalıydı kapılar, perdeler örtük silah sesleri uzakta boğuk boğuk bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük bu gün de ölmedim anne.

Acı çekmekten korkan, zaten korktuğu için acı çekiyordur. *Montaigne*

Hayata tiyatro dediler, herkese bir rol verdiler, en zoru bana geldi, önce sev sonra unut dediler…

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.

Duyduğuma göre benden nefret ediyormuşsun? Seni düşünecek vaktim olsaydı inan bende senden nefret ederdim.

Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle. Ne soru kalmalı ne de tek bir soru işareti geriye.

Bazı acılar ilaç yerine geçer. *Shakespeare*

Dokunaklı Sözler

Ne güneşi istiyorum karanlığıma, ne de yıldızları istiyorum gece yarılarında. Çok değil, bir tek seni istiyorum yalnızlığıma.

Ve bir gün her şeye sen de alışacaksın. Dilin varmayacak yalnızım demeye. Unut artık bildiğin bütün şarkıları. Yalnız yaşa ve hazırlan yalnız ölmeye…

Masada bırakılmış çay gibiyim gittikçe soğuyorum hayattan.

Kendi kendime konuştuğum kadar, kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler.

Bir süre sonra anladım ki; vazgeçilmez olan sen değilsin. Vazgeçmeyi bilmeyen benim.

Önce sevdiğin terk eder seni ardından uykun. Sonra ne sevdiğin gelir ne uykun…

Sanmayın ki mutluyum. Attığım her adımda eceli bekliyorum, konuştuğum her kelimede ölümü sayıklıyorum.

 Doğarken neden ağladığımı, yaşadıkça anlıyorum.

 Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.

Ya gözlerin aklımda ya da aklım adında ya hayalin karşımda ya sesin kulağımda ya ben çıldırıyorum ya da çok seviyorum ya sevmek çok güzel yada sevilen çok özel. Yaşam senden ibaretti bitti.

Bana yaşattıklarının hepsini inşallah sen de bir gün yaşar ve beni o zaman anlarsın.

Ağla yaralı kalbim, her şey yalan ağla, bir avuç küldür elde kalan. Artık savrulup gitsen de rüzgâra ağla, mazidir şimdi senin olan. Yaralı yaralı kalbim dokunduğun el yalan, sakındığın gül yalan, sel akar kum olur geriye kalan.

 İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki.

 Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yalnız sevmenin hiç bir zevki yoktur.

Ağlama anne benim için ağlama, bende herkes kadar aldım acılardan. Ağlama anne benim için ağlama bende herkes kadar yandım

 Ayrılık bile ağlardı ayrılığı yaşasaydı. Utanırdı ettiğinden felek aşkı tanısaydı Her ayrılığın arkasında bir acının bin nazı var yaşanan en büyük aşkın silinmeyen izleri var

 O gitti bir daha dönmez artık. Bilmez acı çektiğimi, bilmez onsuz hayallerde yaşadığımı, bilmez yüzümdeki gülücüklerin sahte olduğunu.

 Bilir misin en sevdiğinin nefes aldığı bir şehre en sevilmeyen olarak uyanmanın verdiği acıyı?

 Gönül kapılarımı sonuna kadar açtım. Kaderime söz verdim seni alnıma yazdım. Aşkın bir alev olsa yakar mı bu canımı? Uzanamam ben sana bu acıtır canımı.

 Hep şerefe deyip kaldırırdın kadehi, ben ise hep mutluluğa kaldırırdım. Senin şerefe ihtiyacın vardı, benim ise mutluluğa.

Bizler Susuyorduk. Bilmek acı çekmektir. Ve bildik; karanlıktan çıkıp gelen her haber gereken acıyı verdi bize: Gerçeklere dönüştü bu dedikodu, karanlık kapıyı tuttu aydınlık, değişime uğradı acılar. Gerçek bu ölümde yaşam oldu. Ağırdı sessizliğin çuvalı… *Pablo Neruda*

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz