Gustave Flaubert Sözleri

Gustave Flaubert Sözleri

Gustave Flaubert Sözleri, Gustave Flaubert Sözleri Resimli, Gustave Flaubert Güzel Sözleri, Gustave Flaubert Sözleri Kısa, Gustave Flaubert Sözleri İnstagram, Gustave Flaubert Sözleri Facebook, Gustave Flaubert Sözleri Tumblr

Gustave Flaubert Sözleri

İnsan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca, hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir.

Sevdiğim yer neresiyse ülkem orasıdır, bana hayaller kurduran, bana kendimi iyi hissettiren yerdir.

Asıl acınacak şey dedi; lüzumsuz bir ömrü sürüklemektir.

Sevdiklerimizi çekiştirmeye başladık mı onlardan kopmaya başladık demektir.

Evet, birçok şeylerden mahrum kaldım; hep yapayalnızdım. Ah, hayatta bir gayem olsaydı, bir sevgiye rast gelseydim, birini bulsaydım.

Asıl acınacak şey dedi; lüzumsuz bir ömrü sürüklemektir.

Gerçekten de, gece, lamba yanıp rüzgâr camları sarsarken, bir kitap alıp ateş başına oturmaktan daha güzel bir şey var mıdır?

Kinini azaltmak için harcadığı bütün çabalar onları daha da çoğaltmaktan başka bir şeye yaramıyordu.

Bilmem size de hiç oldu mu? Bazen insan bir kitapta kendisinin de aklından geçmiş bir fikre, ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız.

İnsan her şeyden önce kendisi için yazmalıdır, iyi yazmanın biricik yolu budur.

Ne yaparsınız, acı çekmek için geldik dünyaya.

Çocuklar gibi oyalanmak için, ya da tutkulu kimseler gibi bilgi edinmek için okumayın; yaşamak için okuyun.

Ne de olsa bir şeyler kalıyor, nasıl söyleyeyim, sanki insanın yüreğinin üstüne bir taş oturuyor.

Sevdiğimiz kimseleri hor görmek bizi onlardan az çok uzaklaştırır. Mabutlara dokunmamak lazımdır, yoksa yaldızları elimizde kalır.

İnsan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca, hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir.

Hayatın en güzel günleri daha erken demekle geçer, sonra çok geç olur.

Evet, ölüyorum, zira geçmişini denize dökülen su gibi görmek yaşamak mıdır, şimdiki zamanı bir kafes, geleceği bir kefen gibi görmek?

Yasakları yaşamak ve tatmak mutluluğun en başta gelen reçetesiydi.

Benim dünyada hiçbir şeyim yok! Her şeyim sensin.

Eleştiride en yüksek şey yöntemdir; yaratmayı sağlar.

Öyle uzaklara gidiyorum ki artık benden söz edildiğini işitmeyeceksiniz.

İnsanın hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca, hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir.

Her şeyi tanrıya bırakmak faziletlerin en kötüsüdür.

Seninle olduktan sonra aşmayacağım çöl, uçurum, engin yoktur.

Yaşamak için okuyun.

Vazife, büyük olanı hissetmek, güzel olanı candan sevmektir; yoksa toplumun sırtımıza yüklediği bayağılıkları ile birlikte bütün göreneklerini kabullenmek değildir.

Büyük yaradılışlar her şeyden önce müsrif insanlardır; kendilerini kolay harcarlar.

Şekilce güzel olmayan güzel düşünce olamayacağı gibi, ifade ettiği düşünce güzel olmayan güzel şekil de olamaz.

Her sevinç bir lanet, her zevk bir iğrenme gizliyordu ve en iyi öpücükler, dudaklarda gerçekleşmesi imkansız daha yüksek bir şehvet özlemi bırakıyordu.

İnsan, hiçbir şeye karşı sevgimesajlarim.com ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir gibi olur.

Umutsuzluk, kendini bile sevmemektedir.

Ancak bir toprağa mahsus ve başka yerde tutamayan fidanlar gibi, saadet yetiştirmek de dünyada yalnız bazı memleketlere vergidir.

Eğer acılarımız en azından birinin işine yarasaydı, özveride bulunduk diye avunurduk…

Uygarlık denen şey kaplumbağa hızıyla ilerliyor vallahi. Ama hala barbarlık içinde yerimizde sayıp duruyoruz!

İnsan ruhunun tarihi insanlığın budalalığının tarihidir.

Hüzün bir tür kötü alışkanlıktır.

Edebiyatın özgür oluşundan söz ediyorlar! Yazarların artık büyüklerden aylık almadıklarını, daha özgür olduklarını söylüyorlar! Daha asil duruma geldiklerini savunuyorlar. Oysa bugün, toplum içindeki asaleti bir bakkal kişi ile eşdeğerdir. Ne büyük bir ilerleme!

Her şeyi denedik ve her şeyi umutsuzca inkar ediyoruz ve sonra, tuhaf bir tamahkarlık, ruhumuzla ve insanlığımızla bizi ele geçirdi. İçimizi kemiren devasa bir endişe var, kalabalığımızda bir boşluk var etrafımızda bir kabir soğukluğu var.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz