George R. R. Martin Sözleri

George R. R. Martin, 20 Eylül 1948 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin New Jersey eyaletinde dünyaya gelmiştir. Edebiyat kariyerine bilim kurgu ve korku türlerinde kısa hikâyeler yazarak başlayan Martin, zamanla kendine özgü bir tarz geliştirerek fantastik kurgu edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri haline gelmiştir.
1996 yılında yayımladığı A Game of Thrones (Taht Oyunları) adlı romanıyla birlikte büyük bir serüvenin kapılarını aralamış, dünya çapında milyonlarca okura ulaşmıştır. Eserlerinde karakter derinliği, ahlaki gri alanlar ve beklenmedik ölümlerle tanınan Martin, kurduğu evrende yalnızca fantastik unsurlar değil; siyaset, entrika, aşk ve insan psikolojisinin karanlık yönlerini de derinlemesine işler.
Edebiyat dışında senaristlik ve yapımcılık da yapmış olan Martin, HBO tarafından diziye uyarlanan Game of Thrones dizisiyle kültürel bir fenomene dönüşmüştür. Hâlen roman serisini tamamlamakta olan yazar, eserlerinde epik anlatımı gerçekçiliğe harmanlayarak modern fantastik kurguya yön veren figürlerden biri olmaya devam etmektedir.
George R. R. Martin Sözleri Anlamlı
– Adama baksana. Sana hiç hep kazanan tarafta yer alan biri gibi görünüyor mu? (Dunk & Egg 2: Yeminli Kılıç)
– Korkmamız gereken tek kurt türü insan derisi giymiş olanlar. (Kralların Çarpışması Kısım 1)
– Görmeyen insanlar için dünyanı tanımanın birçok yolu var. (Ejderhaların Dansı 2)
– Her acı bir derstir ve her ders bizi daha güçlü kılar.
– Gerçekler her zaman hoş değildir, ama yalanlarla yaşanmaz.
– Bir okuyucu, ölmeden önce binlerce hayat yaşar, dedi Jojen. Hiç okumayan insan sadece tek hayat yaşar.
– Sevgi uğruna söylediğimiz yalanlar.
– Karga, kuzgunu karanlıkla suçlarken…
– Bazen en büyük savaşlar, kılıçsız ve sessiz verilir.
– Bir yalan, gerçeğe sarılırsa daha kolay yutulur.
– Fatih Aegon demir ustalarına, düşmanlarının elinden aldığı kılıçlardan görkemli bir taht dövmelerini emrettiğinde, ‘bir kral asla rahat oturmamalıdır’ demişti.
– Onları utandırıyorsun. Kendinle gurur duymana neden oluyor mu bu?
– Bir aslan koyunun fikirlerini kendine dert etmez.
– Joshua’nın bakışlarında gücenmişlik yakaladı, ihanetin öfkesini. Keşke Joshua ona bağırıp çağırsaydı ya da bir silah çekseydi de Marsh bu bakışı görmez olaydı. (Karabasan)
– Her uçuş bir düşüşle başlar.
– Güç, insanların onun var olduğuna inandığı yerdedir.
– Babalarının günahları çoğu kez oğullarında da görülür. (Düzenbaz Prens – Kralın Kardeşi)
– Ben her şey yolundaymış gibi aptalı oynayacağım bu maskeli baloda.
– Erkeklerin aklından geçenleri sadece tanrılar bilirdi ama kadınlar daha da anlaşılmazlardı. (Prenses ve Kraliçe veya Siyahlar ve Yeşiller)
– Bir adamın şerefi, yalnızken yaptığı seçimlerde gizlidir.
– İnsanlar masalları sever çünkü gerçekler çok acıtır.
– İnsanlar görmeyi bekledikleri şeyleri görür. (Kralların Çarpışması Kısım 1)
– Bir adam ne kadar çok unvan taşırsa, o kadar çok şeyden korkar.
– Bir kılıcın tehdidi olmadan adalet sadece bir kelimedir.
– Kaybetmekten korkan adam çoktan kaybetmiştir.
– Zaman zaman en cesur adamlar bile kendilerini kör ederler, görmekten korktuklarında. (Kılıçların Fırtınası – Kısım 1)
– Hayal gücü, kralları öldürür ve imparatorlukları yakar.
– Masum muyuz Kaptan? Jeffers’tı bunu soran. Hiç kimse tamamen masum değildir, diye yanıtladı Joshua York, ama bu şiiri kendime çok yakın bulurum Bay Jeffers. Geceler sahiden güzeldir, onun ihtişamlı karanlığında bile huzur ve asalete kavuşabiliriz. Birçok insan karanlıktan mantıksızca korkar. (Karabasan)
– Aşk tatlıdır ama bir adamın doğasını değiştiremez.
– Anlamadığın şeyi yargılamaya kalkma.
– Yıllar içinde, sessizliğin sorulardan daha çok cevap bulduğunu öğrenmişti.
– Kimse özgür değildir, aksine sadece çocuklar ve aptallar inanır.
– İnsan ne kadar çok severse, o kadar kolay incinir.
– Bazen kalplerimiz düşmanlarımızın elindedir ve bunu fark etmemiz yıllar alır.
– Bazen akıllıca kaçmak, aptalca savaşmaktan iyidir.
– Ben daima bir romantiktim, hatta bunun anlamını kavrayabilecek bir yaşta olmadığım yaşta bile.
– Hayatın bedelini yalnızca ölüm ödeyebilir.
– Git başımdan dedi olabildiğince sertçe. Ellerini göbeğine koyup haşin bakmaya çalıştı. Tiranozor hiç tınmadı. Boşuna kendini paralıyorsun dedi Tuf. Fazla irisin, bu masaysa ziyadesiyle sağlam yapılmış. Beyninin en fazla bir mantar kadar olduğu ortada. Dahası, bir fosilden elde edilmiş genetik şifreyle klonlandığın şüphe götürmüyor. Dolayısıyla, neslinin tükendiği gerçeğinin baki kalması gerekliliğine istinaden, yaşam hakkı önceliğinin bende olduğu öne sürülebilir. Hoşt! (Uzay Gezgini Tuf)
– Ve babası cevap verdi Bir adamın gerçekten cesur olabileceği tek andır korktuğu an.
– Ölü adamın basamakları tırmandığını duyabiliyordu. Adamın önünden giden adımların ağır ve ölçülü sesi, salonun mor sütunlarının arasında yankılanıyordu. Daenerys Targaryen, ölü adamı, taht olarak kullandığı abanoz sıranın üstünde bekliyordu. Gözleri uykuluydu, platin saçları dağınıktı. (Ejderhaların Dansı 1)
– Karanlık ne kadar yoğun olursa, yıldızlar o kadar parlak görünür.
– Ejderhalar geçmişin değil, geleceğin mirasıdır.
– Bir adam korkusuna rağmen cesur olamaz mı?
– Hiç kimseye güvenmeyen bir kraliçe, herkese güvenen bir kraliçe kadar aptaldır.
– Bir kılıç kadar keskin olmalı bir akıl.
– Uyku iyidir. Ve kitaplar daha iyi.
– Bazı sırlar en güvendiğin ve en sevdiğin insanlarla bile paylaşılamayacak kadar tehlikelidir.
– Kan dökülmeden kazanılan zaferler, en uzun sürenlerdir.
– Layıkıyla yaptığımız her fiil bir dua olabilir. Bu çok hoş bir düşünce değil mi? (Kılıçların Fırtınası – Kısım 1)
– Demir ustası bir an düşündü. Robert gerçek çelikti. Stannis saf demire benzer. Kara, sert ve güçlüdür ama bükülmeden önce kırılır. Renly bakırdır. Parlak, bakması hoş ama satmaya kalksan para etmez. (Kralların Çarpışması Kısım 1)
– Karanlığa kulak verin.
– Ölüm her zaman yakındadır. Yaşam zalim ve yavandır.
– Hiç kimse bir canavar doğmaz. İnsanlar onları öyle yapar.
– Korku, kılıçtan daha derin keser. (A Game of Thrones – Taht Oyunları 3. Cilt)
– Kelimeler kılıçlardan daha keskin olabilir ama zamanla her ikisi de paslanır.
– Bir adam ne giydiği zırhla yargılanır ne de sevgimesajlarim.com taşıdığı kalkanla. Ama söyledikleriyle yargılanabilir.
– Şehir huzursuz insanlarla doluydu. (Kralların Çarpışması Kısım 1)
– Gerçek yaşamda, iyi ve kötü arasındaki savaşta en zor seçilebilir olan hangisinin hangisi olduğunu belirlemektir.
– Zaman her şeyi unutturur ama adalet gecikse de kaybolmaz.
– Drogo o kadar zengindi ki, hizmetçileri bile altın boyunluklar takıyordu.
– Taht oyununu oynarsın; ya kazanırsın ya da ölürsün. Ortası yoktur.
– Ölüm her zaman yakındadır. Yaşam zalim ve yavandır.
– İsimler güçtür. Birinin gerçek ismini bilmek, onun üzerinde hüküm sürmektir.
– Kış geldiğinde ve kar düştüğünde yalnız kurt ölür ama sürü yaşamaya devanı eder.
– Merhamet kanlı bir tuzaktır. Çok fazlası varsa zayıf olduğunu söylerler, çok azı varsa canavar olursun… (A Game of Thrones – Taht Oyunları 2. Cilt)
– Bir krala sadakat, onu sevmekten geçmez; ona hizmet etmekten geçer.
– Büyük savaşlar her zaman korkunçtur, dedi yaşlı şövalye. ama katliamın kanın göbeğinde aynı zamanda bir güzellik de yatar. (Dunk & Egg 2: Yeminli Kılıç)
– Sana gelmek için bin fersah yol aştım ve yolda en iyi parçamı kaybettim. Bana gitmemi söyleme.
– Sanat demokrasi değildir. İnsanlar onun nasıl tamamlanacağını oylamazlar.
– Ah, evet. Topal, cüce ve çirkin bir çocuk bile bir ejderhanın sırtına oturduğunda dünyaya tepeden bakabilir.
– Buz ejderhası ölüm püskürtürdü dünyaya; ölüm, sükûnet ve soğuk.
– Uyku iyidir, dedi Tyrion. Ve kitaplar daha iyidir. (A Game of Thrones – Taht Oyunları 1. Cilt)
– Uzun zamandır açım. Ama yiyecek için değil. Lütfen söyleyin, adalet ne zaman servis edilecek? (Kılıçların Fırtınası – Kısım 1)
– Bir okuyucu, ölmeden önce binlerce hayat yaşar. Hiç okumayan insan sadece tek hayat yaşar.






Henüz yorum yapılmamış.