Salıncak İle İlgili Sözler

Salıncak İle İlgili Sözler

Salıncak İle İlgili Sözler, Salıncak İle İlgili Güzel Sözler, Salıncakla İlgili Sözler, Salıncakta Sallanmakla İlgili Sözler, Salıncakla Alakalı Sözler, Salıncak İle İlgili Resimli Sözler

Çocukluğumuzun vazgeçilmezi, her yaşın kullandığı salınca ile ilgili sözler hazırladık. Ormanın ortasında yapılan pikniklerde salıncakta sallanmak olmazsa olmazdı.

Salıncak İle İlgili Sözler

Çocukluk yaptın da gönlümde salıncak mı kurmadım?

Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte. (Cemal Süreya)

Yalanlardan salıncak yaptım, hayalimde göğe uzanıyorum.

Hayat, ufacık bir çocuğun salıncağa bindiğinde söylediği söz gibidir; salla!

Bir iple intihar da edebilirsin, salıncak da kurabilirsin. Hayatın ipleri senin elinde… (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Yaşam; hayaller ile gerçekleşen arasında gidip gelen bir salıncak. (Pınar Özkent)

Yaşam; yürekte salıncak; ne zaman durur bilinmez. (Tahsin Özmen)

Oysa biz, gökyüzüne salıncak kurmak isteyen çocuklardık, bir sürü beton döktüler hayallerimize.

Kimse için üzülme senin kendini astığın ağacın diğer dalında gün gelir üzüldüklerin salıncak kurup sallanır.

Seni çocukken tanısaydım parkta dakikalarca beklediğim salıncak sıramı sana verirdim.

Salıncaktaki sevinç gibi hayatın tadı bir gidiyor bir geliyor.

Sen yeter ki gözlerime bakmayı bil senin salıncağın benim kirpiklerimde kurulu…

Hayat uyum ve uyumsuzluk arasında gidip gelen bir salıncak değil miydi?

Biz seninle ağaçlara salıncak kurmak için yaratıldık. (Küçük İskender)

Hiç bitmeyen dertleri bir salıncakta sallandırsak da her dert bir yere savrulsa, fena olmazdı.

Gökten bir salıncak inecek aşağı, seninle bineceği içine, salıncak bizi alıp gökyüzüne çıkaracak.

Salıncaktan düşen bir çocuk, hiç küser mi parka?

Sen bana gel; soğuğa inat balkondaki salıncakta oturup kahve içeriz.

Bilmem hatırlar mısın? Soğuk salıncak demirleri vardı o gün. Yanımda kalbimi ısıtan sen. Ve sonra giden yine sen.

Kaç yaşında olduğum önemli değil, eğer boş salıncak görürsem sallanırım!

Sevdayım tepeden tırnağa, Sevda: görmek, düşünmek, anlamak, Sevda: doğan çocuk, yürüyen aydınlık, Sevda: salıncak kurmak yıldızlara, Sevda: dökmek çeliği kan ter içinde… (Nazım Hikmet Ran)

Dallarına salıncak kurardı çocuklar, hızlı yaşanan bir hayatın şarkılarıydı salıncaklar… (Didem Madak)

Dalında bir salıncak ve gölgesinde biz. Tüm ağaçların görmek istediği rüya oluruz. Bu yüzden ne vakit ayrı şehirlerde uyansak, orman kokar düşlerimiz.

İyi niyetli ve sevimli bir kızdan kalanlar, sallanıyor durmadan boş salıncaklarda. ‘Üzgünüm’ diyor, bir mutluluk şiiri daha yazamam bu saatten sonra! (Didem Madak)

Beni ittin ama ben hep salıncakta sallanıyormuş hissine kapıldım. Senin adın kötü ihtimallerin yanına yakışmazdı, bunu kendine neden yaptın?

Ananın çıktığı dala kızı salıncak kurar. (Atasözü)

Evimin içine, salonun ortasına hamak kurmak ve seninle o hamakta uyuyakalmak istiyorum…

Canımız yanıyor ama salıncaktan düşmedik…

Salıncakta sallananlardan korkma. Onların gözleri gülüyor…

İçimde bir salıncak kurmuş dünya; bir geliyor bir gidiyor.

Gökyüzü ve toprak kocaman bir salıncak. Eteklerin sevmenin bütün arzularıyla boyalı. Rüzgar değil, dünya soluk alıyor, savrulup duruyorum saçından tırnağına. Güzellik uzun konuşmaya gelmiyor hiç. ( Şükrü Erbaş)

Mutlu olun ve aklınızda sadece salıncakta sallanan çocuğun keyfi kalsın.

Çocuk parklarından bile kaldırılıyor birer birer salıncaklar. Kimse kimseyi sallamıyor artık.

O bana dedi ki; “insanın çocuklardan öğreneceği çok şey var. Düşmeyi göze almadan binilmiyor salıncağa.” (Şükrü Erbaş)

Ben, kolayca kurulan salıncak setindeki kayıp parça.. (Darkwing Duck)

Belki de yalnızlık, salıncakta kendi kendimize sallanabilmeyi öğrenmekti.

Salıncak, bulutlara yaklaştığını sandıkça artan mutluluktur.

Önemli değil, zaten hayat da uyum ve uyumsuzluklar arasında gidip gelen bir salıncak değil miydi? (Mehmed Uzun)

Saçlarımda kiraz bahçeleri. Salıncak kuruyor dallarına çocuklar. Hep ben düşüyorum, hep ben. (Didem Madak)

Hani çocukken hep koşardık da paylaşamazdık ya salıncağı, şimdi yine olsa koşardık bu sefer beraber sallanırdık.

Düşmeyi göze almadan binilmiyor salıncağa. (Şükrü Erbaş)

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz