Christian Jacq Sözleri

Christian Jacq, Mısır tarihi ve kültürü üzerine uzmanlaşmış Fransız yazar ve Mısırbilimcidir. 28 Nisan 1947’de Paris’te doğmuştur. Özellikle Antik Mısır’a duyduğu büyük ilgiyle tanınır ve bu konuda çok sayıda roman ve akademik çalışma kaleme almıştır.
Jacq, 13 yaşında Antik Mısır’a ilgi duymaya başladı ve bu alandaki tutkusunu sürdürerek Sorbonne Üniversitesi’nde Mısırbilim eğitimi aldı. Mısır uygarlığına dair kapsamlı araştırmalar yaptı ve bu alanda doktora derecesi aldı.
Özellikle Ramses serisi ile tanınan Jacq, bu seride Antik Mısır’ın en ünlü firavunlarından biri olan II. Ramses’in hayatını ve dönemini anlatmaktadır. Bunun dışında Mısır’ın Yargıcı (Le Juge d’Égypte) serisi, Taş Mezarın Kâhini, Krallar Vadisi, İsis’in Sırrı gibi birçok romanı bulunmaktadır.
Eserlerinde tarihi gerçekleri roman kurgusuyla harmanlayarak okurları hem eğlendiren hem de bilgilendiren bir üsluba sahiptir. Antik Mısır’a dair geniş bilgi birikimi sayesinde eserleri tarih meraklıları için oldukça ilgi çekicidir.
Christian Jacq Meşhur Sözleri
– Bu kadar çok yeteneğin insanı endişelendirmemesi imkânsızdı. Toplumun herhangi bir bölümünde olduğu gibi sarayda da, yaşantıları güvenlik altına alınan sıradan insanlar, değersizliklerini daha çok belirginleştiren güçlü kişiliklerden hoşlanmıyorlar, hatta onlara düşman kesiliyorlardı.
– Ramses, Nefertari’ye büyülenmeden bakamıyordu. Vücutlarının birbirine uyumu ve karşılıklı duyulan çekiciliğin ötesinde, aralarında zaman ve ölümden de güçlü esrarlı bir bağ vardı.
– Şenar gittiğinde, Ramses şaşkın ve endişeliydi. Ağabeyi ona bir tuzak mı kuruyordu, strateji mi değiştiriyordu, yoksa gerçekten samimi miydi?
– Öğreneceklerin yüreğini gururla doldurmasın, bir ulunun olduğu kadar bir hizmetçinin de öğüdünü dinle, çünkü kimse sanatın sınırlarına varamaz. Küçücük bir çiy damlasının bile tarlaları zenginleştirdiğini unutma. -Bilge Kadın-
– Her insanda ve her nesnede özel olana itibar et; yani niteliğe, parıltıya ve dehaya.Eşi bulunmaz olan şey neyse onu ara. -Ramses – Işığın Oğlu-
– Bir topluluğun gerçek kültür düzeyi, ancak kadınların toplumsal örgütlenme içindeki durumuna göre değerlendirilebilir. -Mısırlı Champollion: Mısır’ın Resim Yazıları Nasıl Çözüldü?-
– İnsan nasıl doğarsa öyle ölüyordu. -Çöl Yasası-
– Müfreze komutanı oturup şölen yemeğini paylaşmayı kabul etti. Lohusa anne , çadırda yatıyor, yüzü kırış kırış, sakallı baba büzülmüş, kollarında tuttuğu çocuğu sallıyordu.
– Gerçek kabiliyetlerinin ortaya çıkıp gelişmesi için ona gerekenleri verelim. Kuşkusuz, ilerde zorlu deneylerden geçmesi gerekecek çünkü vasat insanlar her zaman üstün nitelikli insanları ezmeye çalışırlar.
– Tehdit, zayıfların silahıdır.
– Sana verilecek görevleri yaparken uyanık ol ve dikkatini dağıtma. Doğruyu ara, tutarlı ol, zihnine ihanet etmeden, aldığını somut bir maddeye dönüştür. İşin gizemi ortaya çıkarken saklı kalsın, sessiz ol ve sır sakla. -Suskun Nefer-
– Ben savaşı gözlerimle gördüm, insanların vahşetine ve başıboş kalan öfkenin yıkımına tanık oldum. Aklı başında insanların çılgın birer caniye dönüştüğünü gördüm.
– Büyük sözü dinlemeyen cahil kişi, Hiçbir şeyi başaramaz. Bilgiyle cehaleti bir tutar, Tiksindirici her davranışı yapar Ve insanlar her gün ona karşı öfke duyar Çarpık konuşmalardan beslenerek Öldürücü olanla yaşar. Soylular onu bu özelliğiyle tanırlar, Yani: her gün yaşayan bir ölü.“ -Lanetli Mezar-
– Kral olmadan önce, sakin bir ülkeyi yöneteceğimi sanıyordum. Oysa bu ülkede sıradan insanların yaşadığını unutmuşum. Onlara, Maât yasasına ihanet etmek ve babamın ve atalarının eserini yıkmak için birkaç hafta yeter. Uyum, hazinelerin en dayanıksızıdır. İşleri biraz gevşetecek olsam, kötülük ve karanlıklar ülkeye sahip olur.
– Gerçek Cesaret, imkansızın doğasında vardır.
– Düşmanının kim olduğunu bildiğin sürece, onu yenmen olasıdır.
– Göğün ışığı gönlü nasıl kanatlandırıyordu! -Piramitler Çağı-
– Savaş insanlığın yüz karasıdır. Görünmez güçlerin elinde oyuncak olmuş dejenere bir ırkın en açık göstergesidir. -Ramses – Kadeş Savaşı-
– Ben denizdeki bir dalga ve güneş altındaki tarlada açan bir çiçek gibi sana aitim Ramses.
– Başarısızlık fikriyle ile yola çıkarsan, peşine başarısızlığa uğramışsın demektir.
– Zafer kazanmış bir insan kendine çok güvenir ve savunma gücünü yitirir.
– Bir zamanlar, bir tapınakta müzisyen olarak görev alan Nefertari, dinsel düşüncelere dalmaktan başka uğraşı olmayan ve kendini bilgelerin yazdıklarını okumaya adamış mahcup bir genç kızdı. Ama Ramses’in aşkı, onu, büyük bir azimle görevlerini yerine getirmeye kararlı Mısır Kraliçe’sine dönüştürmüştü.
– Bilgelerimizin söylediklerine göre büyük yazarların yapıtları piramitlerden daha uzun ömürlü olurmuş.
– Büyük bir kararlılıkla yazgıyı değiştirmek için görünmezlere seslendi durdu. -Piramitler Çağı-
– Savaşların olmadığı bir dünya düşünüyor musunuz.
– Önemli olan yükselişe geçerken, küçüklüğünden hiçbir şey kaybetmemek değil midir? -Vezirin Adaleti-
– Kötülük insanın aklını başından alıyor,haklısın;çünkü insanların kalbinde yaşıyor ve dünyayı yönetiyor.Yaradılışın kaynağında kötülük var ve gerçek gücü taşıyan o. -Büyücülerin Düellosu-
– Çünkü vasat insanlar her zaman üstün nitelikli insanları ezmeye çalışırlar.
– Yargıçları zeki olan bir ülkenin hala bir geleceği vardır. -Çöl Yasası-
– Gökteki yıldızlara dalıp giden gözlerini kapadı ve uyudu. -Ramses – Işığın Oğlu-
– Birçok durumda sağ kalabilmenin tek yolu, dost gibi sevgimesajlarim.com görünen düşmana ilk darbeyi vuran olmaktı. -Ramses – Milyonlarca Yılın Tapınağı-
– Kafanın içinde başarısızlık fikri ile yola çıkarsan, peşinen başarısızlığa uğramışsın demektir. -Ramses – Kadeş Savaşı-
– Vasat insanlar her zaman üstün nitelikli insanları ezmeye çalışırlar.
– Dalkavukluğun ağır bir suç olduğunu bilmiyor musun?” -Ramses – Ebu Simbel’in Kraliçesi-
– Ne kör olun ,ne de saf… -Katledilen Piramit-
– Korkusunu inkar edenin cesareti hiç olmaz.. -Kara Firavun-
– Hayal kurmak gereksizdir Howard, gerçeklik zaten bize yeterince iş yüklüyor. -Tutankamon Olayı-
– İnsanların yaşadığı her yerde yalan gelişip büyür.
– Akışına karşı gelmeye çalışanlar onun dalgalarıyla sürüklenmeye mahkûmdur.
– İnsanların anlayabildiklerinin ötesinde bir bilinmez vardır. -Bilge Kadın-
– Hiçbir zaman baba olamayacağından korkan bu çoban, diye açıkladı. Bu çocuk onun yaşlılığının ışığı olacak.






Henüz yorum yapılmamış.