Web sitemize hoşgeldiniz, 12 Haziran 2026
Anasayfa » Ünlü Sözleri » Friedrich Engels Sözleri

Friedrich Engels Sözleri

Friedrich Engels Sözleri

Friedrich Engels, 28 Kasım 1820 tarihinde Almanya’nın Barmen (bugünkü Wuppertal) kentinde doğmuş ve 5 Ağustos 1895 tarihinde Londra’da hayatını kaybetmiş olan Alman filozof, tarihçi, siyaset kuramcısı ve devrimcidir. En çok Karl Marx ile birlikte geliştirdiği komünizm teorisiyle tanınır. Engels, burjuva bir ailede dünyaya gelmiş ve genç yaşta sanayi toplumunun işleyişini gözlemleme fırsatı bulmuştur. Bu deneyimler, onun sınıf ayrımları ve emek sömürüsü konusundaki düşüncelerini derinden etkilemiştir.

1845 yılında yayımladığı “İngiltere’de Emekçi Sınıfın Durumu” adlı eseri, sanayi devrimi sonrası işçi sınıfının yaşam koşullarını detaylı biçimde anlatmış ve büyük yankı uyandırmıştır. Karl Marx ile tanışması ise hayatının ve düşüncelerinin yönünü belirlemiştir. İkili, birlikte “Komünist Manifesto”yu kaleme almış (1848) ve tarihsel materyalizm anlayışını şekillendirmiştir. Marx’ın ölümünden sonra Engels, onun çalışmalarını yayına hazırlamış ve özellikle “Kapital”in ikinci ve üçüncü ciltlerini düzenleyerek yayınlamıştır.

Engels, bilimsel sosyalizmin kurucularından biri olarak kabul edilir. Tarih, ekonomi ve felsefe alanında yazdığı eserlerle, 20. yüzyıl sosyalist hareketlerine ve devrimlerine yön vermiştir. Hayatı boyunca işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine kendini adamış, düşünsel üretimiyle sosyalist teorinin temellerini atmıştır.

Friedrich Engels Sözleri Kısa

– Aile içinde erkek burjuvadır kadın proletarya rolünü oynar.

– Kadını bir köpek gibi eğlenme amaçlı görenler ise Burjuvalardan başkası değildir.

– Her çağda egemen fikirler, egemen sınıfın fikirleridir.

– Her toplumun tarihi, aynı zamanda savaşların tarihidir.

– Gerçek özgürlük, tüm insanlığın özgürlüğüyle mümkündür.

– Dünyayı özel mülkiyet yönettiği sürece, Proleteryaya, aç kalmaktan, yaşamını sürdürmek için savaşmaktan başka bir yol kalmıyor.

– Modern karı-koca ailesi, açık ya da gizli, kadının evcil köleliği üzerine kurulmuştur.

– İnsanın kurtuluşu, kendi emeğini yeniden sahiplenmesindedir.

– Bütün gerçek gelişme, çatışmalardan doğar.

– Egemen sınıfın düşünceleri, her çağda, egemen düşünceler olarak varlığını korumuştur.

– Fikirler, maddi koşullardan bağımsız düşünülemez.

– Komünizm, proletaryanın özgürleşme koşullarının öğretisidir. 

– Doğa bilginleri hangi tutumu benimserlerse benimsesinler, felsefenin egemenliği altındadırlar. Sorun kötü ve moda olan bir felsefenin mi, yoksa düşünce tarihi ve onun başarıları ile yakınlık kurmuş teorik düşüncenin bir biçiminin mi egemenliği altında olmak istedikleridir.

– İnsan, doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmedikçe özgür olamaz.

– Hiçbir zaman ilk kurşun bizden çıkmadı.

– Her devrim, bir özgürlük arayışıdır.

– Bilim, halkın hizmetinde olmadıkça tam anlamıyla bilim değildir.

– Devlet, bir sınıfın diğer sınıflar üzerindeki baskı aracıdır.

– Felsefenin görevi, dünyayı yalnızca yorumlamak değil, onu değiştirmektir.

– Diyalektik felsefe karşısında hiçbir şey sonal, mutlak, kutsal değildir.

– Sınıfların ortadan kalkmasıyla birlikte devlet de sönümlenecektir.

– İnsan kalmanın tek yolu, insanlık dışı bu sisteme karşı savaşmaktır!

– İnsan doğayı değiştirirken kendini de değiştirir.

– Dinin kökleri, insanlığın vahşi devrimindeki dar ve bilgisiz anlayışlardadır.

– Toplumun yapısı, ekonomik temeller üzerinde yükselir.

– Doğa, burada hiçbir şey eskiden olduğu gibi ve eskiden olduğu yerde kalmaz; her şey hareket eder, değişir…!

– İnsanın özgürlüğü, toplumun kolektif bilinciyle şekillenir.

– Özgürlük, ancak ortak üretim ve ortak paylaşım temelinde yükselebilir.

– Her ideoloji, kendi maddi çıkarının aynasında şekillenir.

– Kapitalizm, kendi çelişkileri içinde çözülmeye mahkûmdur.

– Ben vaktimi kadınlarla geçirip cinsel arzularımı tatmin edeceğime ezilen işçi sınıfını bulunduğu bataklıktan çıkarmayı yeğlerim. Üstelik kadın cinsel eğlence aracı değildir. Asla böyle aşağılık bir tabakada bulunamaz.

– Bazen; susarak ettiğimiz laflar, Konuşarak sevgimesajlarim.com harcadığımız sözlerden daha çok şey anlatır.

– Önce siz ateş edin mösyö burjuvazi. 

– Tarihi yaratan bireylerdir, ama onların eylemleri toplumun yasalarıyla biçimlenir.

– İnsanlık, ancak emeğin özgürleşmesiyle kurtulabilir.

– İlk iş bölümü, erkekle kadın arasında, döl verme bakımından yapılan işbölümüdür..Tarihte kendini gösteren ilk sınıf çatışması, erkekle kadın arasındaki çelişmenin karı-koca evliliği içindeki gelişmesiyle; ve ilk sınıf baskısı da, dişi cinsin erkek cinsi tarafından baskı altına alınmasıyla aynı zamana rastlar.

– Bütün yaşamını gerçeğe ve doğruluğun coşkusuna adamış bir insan varsa, bu, Diderot’dur.

– Toplumun gelişimi, karşıt güçlerin mücadelesiyle ilerler.

– Sınıflı toplumda etik bile egemen sınıfın çıkarına hizmet eder.

– Bir gram eylem, bir tonluk kuramdan daha değerlidir.

– Devlet yok olacak; çünkü onun varlığı, eşitsizliğin sonucudur.

– Her sınıf düzeni, kendi yıkımını içinde taşır.

– Her bilimsel ilerleme, bir toplumsal dönüşüm potansiyeli taşır.

– Toplumsal eşitlik, ancak ekonomik eşitlikle mümkündür.

– Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı ezmekte kullandığı örgütlü güçten başka bir şey değildir.

– Ne mutIu o yoksuIIara ki diğer dünya onIara veriImiştir. Er ya da geç bu dünya da onIara veriIecektir.

– Toplumun dönüşümü, önce düşüncelerde başlar.

– Köle ancak bir kez satılır, proleter ise kendisini günbegün, saat be saat satmak zorunda’dır.

– İnsanın kendi iradesine karşın, her gün, sabahtan gece vaktine kadar, belli bir şey yapmakla sınırlandırılmasından daha dehşet verici bir şey yoktur.

– Felsefe; mantık ve diyalektikten oluşur.

– Yarısını yedikten sonra eIimizde bütün bir eIma kaImayacağı gibi, çeIişik tarafIardan biri oImadan diğeri de oImaz.

– Devrimler tarihin lokomotifleridir.

– Sadece sınıf ayrıcalıkları değil, doğrudan doğruya sınıf ayrımları ortadan kaldırılmalıydı.

– İktidar, ancak halkın gücüyle meşru hale gelir.

– Para her kapıyı açar ancak kiIitleyemez.

– Doğal yasaları yok sayan toplumlar, felaketlerle karşılaşır.

– Nasıl ki gönüllü, üretken etkinlik insanoğlunun tattığı en üstün haz ise, zorunlu çalışma da en haşin ve aşağılayıcı bir cezadır. 

– Cinsel aşk, sevilen kimsenin de sevmesini gerektirir; bu bakımdan, cinsel aşkta kadın erkeğe eşittir.

– Zor, tarihin ebesidir.

– İnsanın insanı sömürüsü sürdükçe, hiçbir toplum adil olamaz.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz