Ali Şeriati Sözleri

Ali Şeriati Sözleri

Sayfa İçeriği: Ali Şeriati Sözleri, Ali Şeriati’nin Sözleri, Ali Şeriati’nin En Güzel Sözleri, Ali Şeriati’nin En Beğenilen Sözleri, Ali Şeriati’nin En Çok Paylaşılan Sözleri, Ali Şeriati Sözleri Resimli, Ali Şeriati Sözleri Facebook, Ali Şeriati Sözleri Tumblr

Ali Şeriati Sözleri

Sonradan ilahi adalet diye adaleti göklere çıkardılar ki, yeryüzünde ondan söz edilmesin.

Bu büyük bir tehlikedir: Alim olmak ama cahil kalmak tehlikesi.

Hiçbir diktatörün elinde tutsak olmak istemiyorsan,  sadece bir şey yap; Oku, oku, oku.

Eğer din ölümden önce bir işe yaramazsa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır.

Her insan bir kitaptır, kendi okuyucusunu dört gözle bekler.

Geçmişte ilim öğrenebilmek için yaşıyorlardı, bugün ise yaşamak için ilim öğreniyorlar.

Siz kendiniz kadının gelişmesine müsaade etmediniz. Zayıf kaldı, sonra da “sen zayıfsın” dediniz.

En şaşalı otellerde kalarak, en pahalı turlarla yolculuk yaparak ve bir milyon Müslüman arasında hepsinden daha seçkin ve daha ayrıcalıklı olarak mutlu bir hac ibadeti ifa eden kişi, inançta İbrahim, davranışta Nemrut gibidir.

Şüphesiz ki insan zalim ve cahildir.

Hastalığın senin içindedir ama bilmiyorsun! Şifan da senin içindedir ama görmüyorsun!

Kendini bilen Rabbini bilir.

Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim.

Hüzün, yok olanın eksikliğinden, üzüntü ise varolanın eksikliğinden kaynaklanır.

Yeryüzünde yetmiş yıl geçirdim ama sadece yedi yıl yaşadım.

Oysa her tahsilli, aydın fikirli değildir.

Artık sadece bedenler değil, ruhlarda ölmektedir.

Peygamberlerin mücadelesi, dinsizliğe karşı değil, küfre karşı olmuştur.

Bir millet düşünmeye başlarsa onun zaferini hiçbir güç engelleyemez.

Başkasının kölesi olma. Zira Allah seni hür yaratmıştır.

Ne garip. Siz öteki dünyaya inanırken nasıl oluyor da, bu yalancı dünya için yalan söyleyebiliyorsunuz?

Şimdiki köleler taksitle yaşayıp borçlu ölüyor.

Eğer insanın iradesi yoksa insan değildir.

Bir öğretmen öğrencisine: “Tembel adam, iki yıldır aynı sınıfta kalmaya utanmıyor musun?” der. Öğrenci şöyle cevap verir: “Asıl sen utan; sen yirmi beş yıldır aynı sınıfta kalmışsın.

Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.

İsyan edebiliyorsam ben varım.

Çağdaş dünyamızda artık toprağa, kana, devlete, ırka, bayrağa ve şahıslara tapılıyor.

Hayatın sırrını mı arıyorsun? Onu ancak didinip çabalamakla bulursun. Irmağın suyunu denizde aramak ayıptır.

Bu göklerde seninle konuşmaya yeryüzündekinden daha fazla muhtacım.

Okuyun, diyor okuyun. Çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor.

Zahid der ki : “Dünya ve ondaki her şey hiçliğin içindeki hiçtir. Öyleyse şu anı ganimet bil. ”

Eğer din ölümden önce bir işe yaramazsa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır.

İnsan kendine bırakılmış, terkedilmiş bir varlıktır.

Biz İslam’a inanıyoruz, bu nedenle O’nu iyi bilmeye mecburuz.

Sorumluluk, güçlü olmaktan kaynaklanmaz, sorumluluk bilinçten ve insan olmaktan kaynaklanır.

İbrahim gibi olmalı insan! Bazen bakıyoruz ki herkes bir şeyin put olduğunu hissediyor. Fakat baltayı kapıp tepesine indirmeye kimse cüret edemiyor.

Bir yerde yangın varken biri seni ibadet etmeye çağırıyorsa, bil ki bu bir hainin davetidir.

Gözün sözü, dilin sözünden daha samimi ve sadık değil midir?

En büyük cihat zalim hükümdara karşı söylenen hak sözdür.

Ağlamak iyi değil, gözümden utanıyorum. Gözün anlamayacağı şekilde ağlamak mümkün müdür. Ha. Oluyor. Ben biliyorum. Alıştırma yapmışım.

Evinde yiyecek bir şey olmadığı halde, kılıcını çekip de insanlara saldırmayan kimseye şaşarım!

İnsan ya sıkıntı çekendir, ya sıkıntı verendir, ya zulüm görendir, ya da zulmedendir. Kimi çalışmadan yemektedir, kimi ise yemeden çalışmaktadır.

Arifin biri demiş ki: Ne kadar iri olursan ol, inekten daha iri olmadıkça seni sağarlar. Ne kadar güçlü olursan ol, eşekten daha güçlü olmadıkça sırtına yük vururlar. Ne kadar hızlı koşarsan koş, attan hızlı olmadıkça sırtına binerler.

Akrabanın akrabaya yaptığını akrep yapmaz.

O kadar çok hadis rivayet ederler ki, Peygamber’in bunu söyleyebilmesi için gece gündüz durmadan bin yıl konuşması gerekir.

Azametin, baktığın şeyde değil, bakışında olması için uğraş.

Başkalarına nasihat etmek yerine onları bilgilendirin, bilgiyle donatın, onlar kendi yollarını bulacaklardır.

Gidip yatayım, uykudan başka beni soran yok.

Öyle ki kendimiz hakkında konuşmaktan, kendimizi eleştirmekten ve kendimize sormaktan bile aciziz. Varlığımız baştan aşağı acizliktir.

Kötü bir zamandayız. Bütün umudum, bütün inancım, özgürce düşünen siz bilinçli gençlerde.

Gündelik hayatın içindeki çatışmalar, düşmanlıklar, kinler, istekler; bu anlamsız, boş, bayağı ve seviyesiz dünya lezzetleri, her zaman ve her gün seni o kadar meşgul ederler ki gerçeği unutursun .

Gönlüm, gençlerin sorular ortaya atmasını istiyor.

Sürekli konuşuyor olmalarına karşın bir şey söyledikleri olmayan kimseler ne çoktur. Bir söz bile söylemiyor olmalarına karşın da çok söz söyleyen kimseler ne azdır.

Günümüz insanı için büyük tehlike atom bombasının patlaması değil, insan mahiyetinin başkalaşması,

Bazı sözler vardır, söylenmemek için ve herkesin derin değeri, söylenmemek için olan sözlere sahip olduğu ölçüşüncedir.

Bazen sevmekle uyumsuzluğa düşüyoruz, dünyada bundan daha üzücü bir durum var mıdır?

Yüz defa küstüm ve barıştım Maşuk, savaşımdan ve barışımdan habersiz.

İşe yaramaz mollalar kitap yüklü eşek gibidirler.

İnsan sorununu çözmeden önce ileri ve başarılı bir eğitim-öğretim düzeyine varmamız imkânsızdır. Şu halde, her şeyden önce insan olma ve insanlaşma sorunu çözülmelidir.

Ağlamak için bile güzel bir kalp gerekir.

Allah’ın ayetlerini yalanlayanlara, peygamberleri ve adaletle hükmeden insanları haksız yere öldürenlere acıklı bir azap dokunacağını müjdele.

Boş zaman, insanın kendisiyle baş başa kaldığı ve “kendisi” olan zamandır.

Herkesten çok onun susmasından ve anlamasından korkuyorum.

Nasıl ölüneceğini bilen kişiler aslında nasıl yaşanacağını bilen insanlardır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz