Ernest Renan Sözleri

Ernest Renan, 28 Şubat 1823 tarihinde Fransa’nın Tréguier kentinde doğmuş, 2 Ekim 1892 tarihinde Paris’te vefat etmiş olan Fransız tarihçi, filozof, filolog ve yazardır. Katolik bir eğitim alarak yetişmiş, gençliğinde rahip olmayı düşünmüş ancak ilerleyen yıllarda Hristiyan dogmalarına eleştirel bir bakış geliştirmiştir. Eserlerinde özellikle din, tarih ve ulus kavramı üzerinde durmuş, pozitivist düşünceden etkilenmiştir.
Renan, en çok “İsa’nın Hayatı” (Vie de Jésus) adlı eseriyle tanınır. Bu kitapta İsa’yı tarihsel bir figür olarak ele almış, mucizeleri reddetmiş ve İncil’i eleştirel bir biçimde yorumlamıştır. Bu yaklaşımı büyük yankı uyandırmış ve dönemin dini çevreleri tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Aynı zamanda ulus kavramına dair yaptığı tanım da dikkat çekicidir. “Ulus bir ruhtur, bir manevi ilkedir” diyen Renan, ortak geçmişin ve ortak arzuların bir halkı bir arada tuttuğunu savunmuştur.
Filoloji, tarih ve teoloji alanlarında çok sayıda eser vermiş olan Ernest Renan, bilimsel ve edebi dili birleştirmedeki ustalığıyla da öne çıkmıştır. Akademik kimliğiyle Sorbonne’da öğretim üyeliği yapmış, Fransa Bilimler Akademisi üyeliğine seçilmiştir. Hayatı boyunca din ile akıl arasında bir denge kurmaya çalışmış, modern laik düşüncenin gelişmesinde etkili olmuştur.
Ernest Renan Sözleri Kısa
– “Demek ki dil asla, insan zekâsının icat ettiği şeyler gibi tarihte belirli bir anda tezahür etmiş değildir; dil konuşulduğu anda doğar, özü, ebediyen doğup durmaktır.” (Dilin Kökeni Üzerine)
– İnsanları inandıkları şeylerden vazgeçirmek bir şeye inandırmaktan daha zordur.
– Bir millet; ancak geçmişi çarpıtılarak oluşturabilir. Geçmişini çarpıtmadan bir millet oluşturmak mümkün değildir.
– İsa’ya göre insanlar arasındaki kardeşlik duygusu inançla değil ancak merhametle oluşturulabilirdi. (İsa’nın Hayatı)
– Hiç kimse tarihi değiştirmeden yazamaz.
– Bilim dini tahtından indiremez, çünkü zaten kendisi din olmuştur. (Ulus Nedir?)
– Dönemimiz; İsa’yı inkar edenlerin İsa’nın gerçek halefleri olduğu bir dönemdir. (İsa’nın Hayatı)
– ”Her dil, kendi gramerine baştan sona hapsolmuştur.” (Dilin Kökeni Üzerine)
– Hayattan yakınanlar ondan olmayacak şeyler isteyenlerdir.
– İnsan dili icat ettiyse neden artık icat etmiyor? Cevabı çok kolaydır. Çünkü dilde artık icat edilecek bir şey yoktur; yaratma çağı artık geçmişte kaldı. (Dilin Kökeni Üzerine)
– Bilgeler aristokrasisi yeni doğan insanların kanunu olmuş; uygarlığın mayası, önce tanrısal yazgı tarafından belirlenen az sayıda kişiyi mayalayabilmiştir. (Dilin Kökeni Üzerine)
– Ahlak da sanatta olduğu gibi hiç konuşulmaz, yaşanır.
– Bir milyon yıl süren bir uyku bir saatlik uykudan uzun değildir. (İsa’nın Hayatı)
– Bir fikir rağbet görmek için kendinden fedakarlık yapmak zorundadır, zira hayat savaşından asla tertemiz çıkılamaz… (İsa’nın Hayatı)
– Diller ne kadar eskiyse dişi ve eril bükünler o kadar fazla belirgindir. Hiçbir şey bunu ilkel toplumların cansız olanlar da dâhil olmak üzere her varlığı dişi veya eril olarak kabul etme eğilimi kadar iyi kanıtlayamaz. (Dilin Kökeni Üzerine)
– Yönetimlerin en büyük şanı kendi haline bırakmalarındadır. (Ulus Nedir?)
– Düşünmek yerine karnından konuşmak. Kemik ise, “cevher” “bir şeyin içi” anlamına gelir. İbranice var olmak “soluk almak” Arapçada “ayağa kalkmak” Yunanca,Latince,Almancada fiziksel bir eyleme işaret eder. İkinci anlamda “soluğunu üflemek” demektir. (Dilin Kökeni Üzerine)
– İnsan kendi kendinin Prometheusudur. (Ulus Nedir?)
– Dil birleşmeye davet eder, fakat zorlamaz. Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere, İspanyol Amerikası ile İspanya, aynı dili konuşurlar, fakat tek bir millet teşkil etmezler. (Nutuklar ve Konferanslar)
– Tarihinin yanlış yazılması bir millet olmanın parçasıdır.
– Gerçekte, bir Müslümanı ayırdeden vasıf, bilim düşmanlığıdır, araştırmanın faydasız ve havai bir iş, hemen hemen dine aykırı bir meşgale olduğu yolundaki kanaatidir. (Nutuklar ve Konferanslar)
– Ulus, hatırladıklarımız kadar unuttuklarımızla oluşur.
– İnsan, katlandığı fedakarlıklar, çektiği ıstıraplar nispetinde sever. (Nutuklar ve Konferanslar)
– Tanrım, eğer varsan ruhumu kurtar benim, tabii bir ruhum varsa.
– “İhtiyaç her melekenin ilk egzersizlerin vesilesidir. İnsan ve doğa eşya/şeyler planında bir boşluk olduğunda yaratmaya geçer; ve içten gelen bir mecburiyet, insanı ve doğayı yaratmaya zorlanmadığı anda, yaratma kesintiye uğrar.” (Dilin Kökeni Üzerine)
– Sanatta olduğu gibi ahlakta da söylemek hiçbir şey değildir, bütün iş yapmaktır. (İsa’nın Hayatı)
– İsa, yoksulları sevdi, kibar hayatı süren zenginlerden nefret etti. (İsa’nın Hayatı)






Henüz yorum yapılmamış.