Web sitemize hoşgeldiniz, 13 Kasım 2025
Anasayfa » Ünlü Sözleri » Ferhan Şensoy Sözleri

Ferhan Şensoy Sözleri

Ferhan Şensoy Sözleri

Ferhan Şensoy (tam adıyla Osman Ferhan Şensoy; 26 Şubat 1951, Samsun – 31 Ağustos 2021, İstanbul) Türk tiyatrosunun usta isimlerinden biridir. Hem oyuncu, hem oyun yazarı, hem de tiyatro yönetmeni olarak çok yönlü bir kariyere sahipti

Samsun’un Çarşamba ilçesinde, ilkokul öğretmeni annesi ve dönemin belediye başkanı olan babasının çocuğu olarak doğdu. İstanbul’da kısa süre okuduğu Galatasaray Lisesi’nden ayrılarak Çarşamba Lisesi’nden 1970 yılında mezun oldu

1971’de “Grup Oyuncuları”nda profesyonel oyunculuğa başladı. 1972–1975 yıllarında Fransa ve Kanada’da tiyatro eğitimi aldı; bu dönemde Jérôme Savary ve Andre-Louis Périnetti gibi yönetmenlerle çalıştı. 1975’te Montreal’de “Ce Fou de Gogol” adlı oyunu ile “En İyi Yabancı Oyun Yazarı” ödülünü kazandı

Ferhan Şensoy Sözleri Kısa

– Amerikalılık diye bir şey var. Bunun ulusla, dinle, ırkla ilgisi yok. Dolarla ilgililer. Ortak dil, yeşil dolar.

– Savaşlar, kimseye para kazandırmadığı zaman son bulacak.

– Küba’da kötü giden şeyler tabii ki var. Ama bunun en büyük sebebi Amerikan ambargosu… Yarın Fidel Castro ölse, Küba’da düzen değişmeyecek. Küba halkı, Amerika’nın burnunun dibinde bağımsız olmaktan ve IMF’ye bir kuruş borçlarının olmamasından gurur duyuyor.

– Her gün mektuplaşıyorduk. Hiç yazmaya vakit yoksa boş koyardık kağıdı zarfa bu seni seviyorum demekti.

– Bir toplum ne kadar ilerlemişse o kadar sanatsal ve estetik kaygısı olur.

– Hiç yazmaya vakit yoksa boş koyardık kağıdı zarfa bu seni seviyorum demekti…

– E, bu Amerikalıların işi bu; nerede beleş, orada emperyalistleş!

– Sıcak daha Kafkaca düşündürüyor insanı.

– Bir gün öyle bir üfleyeceğim ki bu sigaranın dumanını pencereden, yerle bir olacak rutubetli duvar; bizim evden deniz görünecek.

– Cinayet dediğiniz, ille kanlı bıçaklı olmaz, aşk da bir cinayettir.

– Kadın dediğin böyle olmalıydı. Bir Yunan heykeli denli güzeldi kadının boynu.

– Düşünmek bir tuzaktır, akıl dürter huzuru. Mutlu yaşamak için, aptal olmak gerekli.

– Denememeler, derken düşündüğümüz, dene büyüklüğündeki memeler değil elbette…

– Genelde toplumumuz boş konuşuyor ve konuşmayı çok seviyor. Kimse kimseyi dinlemiyor. Dinlememe konusunda çok gelişmiş bir milletiz.

– Türk parasını dolara çevirir gibi, yeşil örtüyü beton örtüye çevirme telaşımızın sonu nereye varacak acaba?

– Baharla birlikte geldin özledim seni.

– Aşk dediğim, ille kadın, kız hikayesi değil. Tiyatro, felsefe, şiir, hepsi ayrı ayrı aşklar işte…

– Biz demokrasi için kavga vermiş bir millet değiliz. Atatürk’ün zoruyla, çünkü o zorlamasa kimsenin aklına böyle bir Kurtuluş Savaşı da gelmiyor, bir bağımsızlık kavgası yaşamışız. Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk, istese çok yakışıklı bir padişah olabilecekken; bize dev bir kıyak yapıp demokrasiyi armağan etmiştir. Armağan, hele ne olduğunu bilmediğimiz bir şeyse bizim için bir değer oluşturmaz.

– Bir milleti istediği biçimde yoğurabilecek güçlü bir silah oluverdi televizyon. Nasıl bir millet yapmak istiyorsanız, ona göre bir televizyon programı düzenleyin, olsun bitsin. Ya da bizde olduğu gibi, hiç bir programsız çok televizyonlu, çok kanallı bir karmaşa dizayn edin, buyurun size işte böyle bir millet. Bu millet nasıl bu hale geldi acaba, diye ince uzun düşünmeye gerek yok. Böyle ekrana böyle erkan.

– Cinayet dediğin illa da kanlı bıçaklı olmak zorunda değildir aşk da bir cinayettir.

– Yasak kavramının insanı dürtüklediği kesin. “Çimlere Basmayınız” yazısı on kişiden dokuzunda çimlere basma arzusu uyandırır. Bu arzunun uyanmadığı onuncu kişi, okuma yazma bilmemektedir.

– Rıza ancak aksini tercih ettiğinizde ezilmeyeceğiniz, aç kalmayacağınız, dışlanmayacağınız, dövülmeyeceğiniz şartlar sağlandığında rızadır.

– Çoğunluk dünyayı kötü fikir ve eylemleriyle, hem sevgimesajlarim.com plastik, hem nükleer, hem siyasal kirletirken; bir küçük azınlık, yalnız romanlarda görülebilecek muhteşem bir umutla ortalığı temizlemeye çalışmaktalar.

– Hem karısından hem işinden olmuşluğun bilincine varan her onurlu Türk erkeği gibi, Bekir son üç yüz elli yedi lirasıyla içmeye karar verdi.

– Canım sıkılınca bir sigara yakıyorum. İçince öksürüyorum, öksürünce tükürüyorum, tükürünce damağım kuruyor, hemen şarap içiyorum; fakat bütün bunların bende bir alışkanlık yapmasından korkuyorum. Bu düşünce bende efkar yapıyor, hemen bir sigara yakıyorum, her efkarlandığımda sigara yakmanın bende alışkanlık olmasından korkuyorum. Ben canım sıkıldıkça sigara içiyorum ve yıllardır çok acayip sıkılıyor canım.

– İlk aşkı hiç yaşamamak lazım. Yaralayıcı, yıpratıcı ve süründüratif ve iz bırakıcı olur ilk aşklar. Doğrudan ikinci aşkla girişmek lazım konuya.

– Çok faşist bir yağmur yağıyor, sanırım bir kocaman şemşiyenin altında toplanmanın zamanı. Solcular kan davalı olamaz, kankardeşidirler.

– Kartvizitiniz var mı? Hayır, yok! Hayatta hiç kartvizitim olmadı. Bunu hıyarca buluyorum.

– İnsan bir güzelliğin farkına varamıyorsa, o güzelliği hak etmiyor demektir.

– Her gün mektuplaşıyorduk.

– Hükümetin halktan gizli yaptığı her şey kaçakçılıktır zaten.

– Aptalların en akıllı tarafı, onlar hiç vakit kaybetmez, başkalarının vakit kaybetmesini sağlar ve bu konuda harıl harıl çalışırlar.

– Hiçbir okul, mesleğinin erbabını mezun etmez; o mesleği seçmeye niyetli adaylar yetiştirir.

– Hiç kitap okumayan ne kadar çok odunsal arkadaş var.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz