Unutamamak İle İlgili Sözler

Unutamamak İle İlgili Sözler

Unutamamak İle İlgili Sözler, Sevdiğini Unutamamak İle İlgili Sözler, Unutamamak İle İlgili Güzel Sözler, Geçmişi Unutamamak İle İlgili Sözler, Unutamamak İle İlgili Sözler Tumblr, Eski Sevgiliye Unutamadım Mesajı

Unutamamak İle İlgili Sözler

Seni unutmaya çalışmak, en fazla sana benzeyen bir şiir okuyana kadar.

İnsan, bir gözlerine dolanı, bir de yüreğine, kördüğüm olanları anlatamaz, unutamaz… Sadece susar…

Sanırım hiçbir şey unutamamak güzel bir şey, hayatımın her anı kafamın içinde. (Sharon M. Draper)

Şehirler unutulur ama banklar asla unutulmaz.

Unuttuğum için değil, aklıma getirmeye korktuğum için düşünmüyorum artık seni.

Bir insanı unutabilirsin, bir insanın sana neler yaptığını da unutabilirsin ama bir insanın sana nasıl hissettirdiğini unutamazsın.

Unutamamak; unuttum sandığın bir vakitte onu tekrar görünce unutmadığını anlamaktır.

Olmadı. Senin gibi unutamadım. Senle sarıldığım yerler, geçtiğim sokaklar, senle kurduğum hayallerim var. Bunlar varken unutamam seni…

Unutulanlar unutanları asla ama asla unutmaz!

Seni hatırlarım diye bazı şarkıları dinlemiyorum ama seni unutmuyorum da…

O güzel gülüşünü, yanağındaki gamzeleri, derin bakışlarını, unutamam asla ben seni…

Gelişin nasıldı bilmiyorum ama gidişini hiç unutmuyorum…

Bilmeni isterim ki; kalbiyle sevenler, aklıyla unutamaz…

Benim toprağım suyum sensin, benim yaprağım dalım sensin. İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor. Unutamıyorum seni sevdiğim.

Gitmek unutmak değildir, sen bunu biliyorsun. Aklımda gözlerin varken sen buna gitmek mi diyorsun.

Gönlümü avutamadım, seni söküp atamadım, ben bahtımı tutamadım, yâr, seni unutamadım… (Sabahattin Ali)

Unutmak senin yazdığın, üç beş satır kadar kolay olmuyor. 3 yıldır unutamadım, her şeyimi feda ettim. Benliğimi kaybettim, yaktım yıktım, küle döndüm ama bi seni unutamadım…

Seni ilk gördüğüm günden beri, unutamadım Sana takıldı aklım geceleri hiç uyuyamadım…

Konu unutamamak değil ki! Böyle olmasını istememek…

İnsan ya hayrandır sana ya düşman, ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun. Ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan.

Şehirler unutulur ama banklar asla unutulmaz.

Ben o enkazdan çıkmak için çabaladığım zamanları unutamıyorum. Bundan sonra o yıkık dökük duvarların arasında nasıl çiçekler açabilir ki…

Bazen insana hiçbir şey “hatırlamak” kadar acı vermez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar  Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı.

Hayatta unutamayacağımız en büyük pişmanlık, pişman olurum diye yapmadıklarımızdır. Tolstoy

Ondan sonra avunmak için içtiğim sigaranın dumanında bile ondan izler var. Unutamıyorum…

Biz bu hayattaki tutunamayanlar, yaşayıp geberip unutamayanlar…

Birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir.

Hala kırgınım ama eskisi gibi değil sevgim. Unutmadım. Unutamadım. Unutamıyorum…

Yoruldu kadın. Güçlü olmaya calışmaktan her gece unutmaya çalışmaktan her sabah hatırlamaktan yoruldu…

Senin unutamadığın, daima senden uzakta olandır. (Charles Bukowski)

Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbinide öyle unutacaksın.

Aramızda ne yaşanmış olursa olsun, bana yaşattığın o güzel günler hatırına unutamam seni…

Beni hayatın boyunca unutmayacaksın çünkü ben hayatından hiç bir zaman çıkmayacağım.

Kalbinden silemedikten sonra insan unutamaz. Ne kadar değişirseniz değişin, kalbiniz değişmiyorsa geçmiş olsun…

Dün yine yapayalnız dolaştım yollarda. Yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda. Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni. Unutamadım unutamadım ne olur anla beni.

Bir soluk kadar yakın, yıldızlar kadar uzak derler sevgi için, uzanırsın yetişemezsin, yetişirsin dokunamazsın, dokunursun vazgeçemezsin, vazgeçersin ama unutamazsın.

Unuttum; sesini, kokusunu, gülüşünü… Bir gün bir şarkı çaldı, unuttuklarım döküldü gözlerimden…

Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar. Sorun atlıkarıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar!

Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde bir türlü kendimi avutamadım kaç gece ağladım böyle gizlice ne yaptımsa seni unutamadım.

Sen benden gitsen de. Gözlerini, gülüşünü, ruhunu, sesini, kokunu unutmayacağım…

Her şeyi affeder insan, unutur. Ama kimse, gururunun incitildiğini, bazı hikâyelere aptal gibi inandırıldığını, unutamaz…

Bazen susarsın, yenilmiş sanırlar seni; eksik ve yaramaz. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman kimse kaldıramaz.

Geçmişi unutamaz insan, sen istemesen de peşinden koşar durur.

Önce kustum. Sonra sustum. Önce büyüdüm. Sonra parça parça küçüldüm. Ama ben unutamadım…

Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var. (Sabahattin Ali)

Bir isim var unutamadığım, bir çiçek var koparamadığım, bir hayal var kuramadığım, birde sen varsın özleyip de ulaşamadığım.

Herkese bir pencere lazım, Önünde oturup her şeyi unutabileceği… (Arkadaş Zekai Özger)

Birini seveceksen, onu her şeyinle sevme. Çünkü bittiğinde; onu unutamamana değil, unutamayacak kadar çok sevdiğine yanarsın. (Can Yücel)

Herkese güneş olup, bana bir sokak lambası bile olamayışını unutmayacağım…

Unutmadım, unutamadım. Ne seni, ne nefesini, ne kokunu…

Annem güzel şeylere kendini fazla kaptırma demişti aslında, ben bileğindeki beni bile unutamadım…

Şunu unutmayın ki, sizler unutamadıklarınızın çoktan unuttuklarısınız!

Unut! Diyorlar! Ne de kolay söylüyorlar. Kurşun kalemin yazdığını silince bile izi kalıyor beyaz kağıtta. Kalbe “can” diye yazılanı nasıl sileyim iki satırda!

Unutamıyorsan umursama. Çünkü hayat değil, sen hayatı üzmelisin; işte bu yüzden altını çizdiklerinin, bazen üstünü çizmelisin. (Bob Dylan)

Unutma; onu artık unuttum demek, bir kez daha hatırlamaktır aslında. (Can Yücel)

İnsan nefesi kesilene kadar ağladığı geceleri unutuyor da, buna sebep olanı unutamıyor.

Unutamam ki, beni hiç tanımamışsın, severken unutmak olmaz anlamamışsın, bunca yıl yalanmış aşkı bulamamışsın, yanı başımdaydın oysa çok uzakmışsın.

İnsan çocukluğunun çoğu kısmını geçirdiği bir evi unutamaz, başka evlere taşınır başka şehirlere gider ama orası hep içindedir. Bende ki yerinde böyle işte…

Unutmadım, sadece hatırlamak istemiyorum…

Bana nasıl hissettirdiklerini unutamıyorum. Beni çaresiz ve yapayalnız bırakıp, hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam ettiklerini unutamıyorum.

O gözlerinde gördüğüm ışığı daha unutamazken, korktuğum tek şey bana eskisi gibi bakmamandır.

Sen şunu anlamadın, ben seni unutmaya çalışmakla en büyük cezayı kendime verdim. Kendimi bitirmeyi göze aldım. Sen şu saatten sonra bana daha büyük ne ceza verebilirsin ki?

Bana hatırlama sanatını değil, unutma sanatını öğret. Çünkü ben hatırlamak istediklerimi hatırlıyor, unutmak istediklerimi unutamıyorum… (Ali Ural)

Kaç vagona sığar unuttuklarımız. Söylesene, kaç peron sürer bizim yalnızlığımız?

Unutamıyorum değil bayım unutmuyorum. Unutmak istemiyorum ama daha az nasıl acıtır?

İnsan; ne kadar unutmaya çalışırsa çalışsın, geçmişini asla unutamaz. Hep bir iz; bazen küçük, bazense büyük bir iz kalır onda. Bu izleri öyle kolay kolay silemezsin. Kimi zaman da her şeyi unutmuş gibi görünür; ama hep küçük bir parça vardır, ona tüm geçmişi hatırlatan… (Burak Aksak)

Unutulmak kötü olsa gerek. Ama unutulmuş olup da unutamamak korkunç.

Unutamam ben ama çok iyi unutmuş numarası yaparım.

Zaman bazı insanları bize unutturmaz. İçimizin en derin bir yerinde saklayıp hiç kimse bilmeden onu yaşamaya alıştırır.

Ben her akşam sen döndün sandım, oysa her sabah çıkarken ışığı açık unutmuşum.

Unutamıyorum işte, içime kazımışım seni. Çıkmıyorsun… Ne kadar istesem de, ne kadar çabalasam da, seni sevmekten vazgeçemiyorum…

İnsanın hiç unutamadığı şeyler var Louis. Mezar taşının mermerine kazınmış gibi, kalplerimize kazınan gerçekler… ( J.C Grange)

Unutamıyorum bayım gözlerinizi, gülüşünüzü unutamıyorum…

Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol! Seni unutamadığım yerde, kendimi unuttum.

Geçmiyor bazı şeyler, ne kadar unutmaya çalışırsan çalış tek bir fotoğrafını gördüğün an üstüne yıkılıyor tüm unutmaya çalıştıkların…

Unutma; unutulanlar unutanları asla unutmazlar! (İbrahim Erkal)

Belki seni unutamam. Belki seni hep özlerim. Belki hep seni severim ama seni asla affetmeyeceğim…

Duvarlar ördüm, köprüler yıktım, döndüm bir baktım, hiçbir şeyi unutmamışım…

Güzellikten doğan aşka yaslanarak her şeyi unutmak, senden gayrını geride bırakmak isterdim. Fakat ne mümkün! Ne zaman unutmak istesem olmuyor. Unutmak istediğim şeyin tam ortasındayım. – (Nazan Bekiroğlu)

Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır. – (Aslı Erdoğan)

En çok bana sarılışını özlüyorum onun. Sarıldı mı sımsıkı sarılırdı hiç unutmuyorum. Hayır, eksik söyledim; O bana sadece sarılmıyordu, her sarılışında bir yaramın üstünü örtüyordu… – (Kahraman Tazeoğlu)

Her ne kadar unutmak istesem de seni, unutamam geçmişi. Unutulmaz hiçbir zaman. Aklımın hep bir köşesinde, beklenmedik bir şekilde çıkar yine. Unutmak için mi sevdim seni? Unutmak için mi yaşadım geçmişi?

Bir sürü kitap okudum, kafamı tıka basa doldurmayı denedim. Daha da büyüdüm, daha da güçlendim, yenemeyeceğim kimse kalmadı diyordum. Bugün seni görünce anladım ki, ben senin aşkını yenemiyorum Selma. Ben bu dünyanın tepesine de çıksam seni unutamıyorum… – Ezel, Ramiz Dayı

Evet acı çekiyorum senden sonra, ama unuttuğun bir şey var. Çektiğim her acı beni değil, içimde ki seni öldürmekte!

İnsan sevdiğini unutamaz. Zaman geçtikçe insanın içinde ufak bir ukte oluşur. Ve her yara bir gün geçer ama izi bakidir. Kaşıdıkça kanamaz bir zaman sonra. Artık yara iyileşmiştir izi kalmıştır çünkü…

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz