Web sitemize hoşgeldiniz, 28 Mayıs 2024
Anasayfa » Ünlü Sözleri » Şükrü Erbaş Sözleri

Şükrü Erbaş Sözleri

Şükrü Erbaş Sözleri

Şükrü Erbaş, Türk hikâyeci, şair ve yazardır. Ancak, benim bilgi kesim tarihim Ocak 2022 olduğu için, daha güncel bilgileri veremem. Edebiyat dünyasındaki çalışmalarıyla tanınan Erbaş’ın eserleri genellikle Türk kültürüne, toplumsal meselelere ve insan ilişkilerine dair derinlikli temalar içermektedir. Eserleri arasında şiir ve hikâyeler bulunabilir.

Şükrü Erbaş Sözleri Özlü

– Alnından öptüğüm yerde ülkemsin, ağzından öptüğüm yerde, kadınım.

– Kalp, eşyalardan daha çabuk soğuyormuş.

– Gizemli bir suskunluğun dargın diliyim. Kan gülleri büyütürüm sabır saksılarında.

– Günlerdir yoksun. Öfkeni bile özledim.

– Gelişin hayata bağlıyor beni, anlıyor musun? Zaman yarat ve uğra.

– Daracık ömrümüzde geniş sıkıntılar.

– Ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün acıların anasıdır, de.

– İnsanın acısını, insan alır.

– Benim en güzel düşlerim içimde kaldı.

– Dünya sinema perdesi değil ki. Düşlerin de bir sınırı olmalı, insanın gerçeği ile çevrili.

– Geceler bitti. Yolculuklar bitti. Yeni yerler, yeni sabahlar bitti. Senden önceki haline döndü kalabalık.

– Ne kadar uzaksa bir felaket sizden, o kadar mutlusunuz, unuttunuz başkalarının acısını duymayı.

– Bu sayfamızda Ahmet Telli Sözleri, Ahmet Telli Alıntılar yer almaktadır. Çocuksun sen, Ve dünya

– İçimizde azalan zamanların kederi, önümüzde bir yere gitmeyen yollar.

– Hangi acıyla yaprak dökersek dökelim, insan kendini seveceği bir dünya buluyor.

– Gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? Kim ne diyebilir ki?

– Ben gidip hayal kuracağım, siz oturup gerçeğinizi sevin.

– Biliyorsun ya susarak yaşamak zorundayım seni, bu yüzden gecelere ve sözcüklere bölüyorum ağırlığını.

– Farkında mısınız bilmem, kimse kendi acısını bile duymuyor artık.

– Biz bir kentten gideriz kent boşalır, bir evden koparız ev küçüldükçe küçülür, bir insandan ayrılırız dünyanın en büyük yabancısıdır.

– Şimdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını, bir yaprağın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu.

– Herkesin gerçeği kendine acı. Herkesin acısı kendine biricik.

– Herkes Türküsünü elbet kendi sesiyle söyler! İnsanın dili boynuna kement olur mu?

– Bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes.

– Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz. Biçim veremediğimiz şeylerin biçimini alıyoruz.

– İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

– Sesinden başka suçum, yüzünden başka iyiliğim kalmamıştı.

– Gün olur, onuru güzel çocuk. Acı da yakışır insanın yüreğine.

– Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada, söz, boşluğu dövmekten başka ne işe yarar ki?

– Başkalarını anlama ve sevme becerisi olan herkes şiiri de sever.

– Ayrılık ne biliyor musun? ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte. İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.

– Seni koruyacağım, sana bile sezdirmeden. Gökyüzü gibi uzaktan ve beklentisiz, gereceğim yüreğimi üzerine. Sevmek, biraz da bu değil midir?

Şükrü Erbaş Kitap Alıntı Sözleri

– Uzun sustum, ey durmadan konuşanlar. Geçmedi üşümem, ben bir aşkın kar yağışından geliyorum.

– Kalktım yürüdüm elimdeki çaresiz soruyla. İnsan neden hep sona bırakır kendini?

– Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu?

– Benim geçmişimi senin geleceğini seviyordum.

– Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan.

– Tarla kuşu yağmur damlasından dünyayı içsin diye yazarız.

– Ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda sıcacık bir sığınak olayım istemiştim. İnsanlar içinde üşüdükçe, güvenle gelebileceği.

– Biliyor musun, hoyratlık değil de incelik yakıyor canımı.

– Güneş değil, inandım. Serçeler başlatıyor sabahı.

– Gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara, ne aşk, ne özgürlük, ne barış anlatılabilirdi.

– Ve biz bulutlara gömdük çocuklarımızı.

Şükrü Erbaş Kitap Alıntıları

– Tenin tenime bu kadar sinmişken, ömrüm azala azala önümden akarken, gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken. Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime, bıraktığın.

– Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben.

– Yaşlı bir kadının hüznünü duymazsanız, bir genç kızın saçlarında çarpan kalbini nasıl göreceksiniz?

– Nerden mi anlıyorum yaşlandığımı? Kadınlar gittikçe daha güzel.

– İnsanı yalnızlığın hazinelerine götüren bir arınmadır sevmek. Yalanın kirlettiği bir yüreği yağmur sularıyla yıkamak, sonra da içtenliğin rüzgârıyla durulayıp iğde kokularına sarmaktır.

– Ey sözümün billuru; sensin kalbimden dünyaya yürüyen hayranlık.

– Bir derdim var bin dermana değişmem.

– Sildim pişmanlığı payıma düşen hayattan.

– Hayat dolduruyor her boşluğu kendince bir başka başlangıçla tutuşmak üzere yeniden pembe üflemeleriyle bir ince soluğun soğuyor acılar bile.

– Sevinç taşkın yaşanır da; acı yalnız çekilir.

– Büyüklerin bunca uzun yaşadığı bir ülkede, bir onur dersi midir çocukların ölümü?

– Sana neden sığındığımı anlıyor musun?

– Bilene ağıt gibi oturur, bir kadının gamsız gülmesi.

– İnsan bir mendille gezmeli hayatı, ne zaman ağlayacağı bilinmez ki.

Şükrü Erbaş Sözleri Tumblr

– Kimse kendinden bir yere gitmiyor. Yaşıyoruz sessizce yaramızı severek.

– Ey gitmek. Sesin kısık, bunalmış güzelliğin, hangi yüreğe girersen gir, ülken yok senin.

– İnsan sevmezse eve gelir. Gider aktarlara bakar. Yarasına biraz uzaklık basar. Küçük dükkânlarda uzun konuşur. Bin çeşit önlem geliştirir. Gökyüzü çoktan inmiştir yere. Zamansızdır. Seslerden üşür. Insan sevmezse mezarını küçük düşürür.

– Onca acıdan sonra anladı ki, ölümde yıkım da umut da umutsuzluk da aşk varsa güzeldi; Kolaydı, katlanılırdı.

– Umduğun inceliğe inmiyorsa söz, çekil suskunluğun tüneklerine; ucuz etme anlamı.

– Uzun uzun susuyoruz sözün kıyılarında. Hangi kapıyı aralasak bir uzaklık esiyor.

– Hayalin, gerçeğe değdiği yeri seviyorum.

– Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?

– Umut acıdır umutsuzluktan, insan susar.

– insanın zamana karşı biricik şansıdır aşk. Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.

– Bir kapı önündeyim, girsem suç, gitsem ayaz.

– Ömrüm, ah benim ördükçe sökülen, yakasız kolsuz hırkam.

– Geceler çaresizliğin ıssız mahşeri.

– Senin yalnızlık dediğin yerde atıyor ayrıcalığın ve güzelliğin kalbi.

– Ey insan ömrünü dolduran biçimleyen duygu Hüzün müdür her vakit mutluluğun bir yüzü?

– Unutmak değil, anımsamak güçsüz düşürüyor.

Şükrü Erbaş Aşk Sözleri

– Öyle çabuk dönüyor ki insanlar. Sesiniz ağzınızda dağılıp kalıyor. Kimin gülüşünü biraz araladıysam dişleri ıslık çalıyordu. İçtenliğimden aldım en çok yarayı. Güvenlik duygusundan başka akçesi, meta olmayan bu pazar yerinde, kiminle hangi acıyı yürüyebilir.

– O bana dedi ki; İnsanın çocuklardan öğreneceği çok şey var. Düşmeyi göze almadan binilmiyor salıncağa.

– Hiçbir sevgi tutsaklıkta yeşermez. Eşitlik özgürlük ister.

– Kalabalığın uyumuna inat, hayalin gerçeğe değdiği yeri seviyorum.

– Koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum.

– Sevgilim..Bir ülke senin gövden kadar masum olsaydı, bir tek anne oğlunu devletten sormazdı.

– Susmak iyileştirmiyor yarayı, yeni yerlere varıyor eski sözler.

– Yastığa başını koyduğunda başucundaki boşluğa bak. Ayrılık diyordun ya.

– Sevmek, insanın en büyük acısıdır.

– Canı cehenneme rahat uyuyanın. Kapısını örtenin sevgimesajlarim.com perdesini çekenin. Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın. Duvarları ancak çarpınca görenin. Canı cehenneme başkasının yangınıyla evini ısıtıp yemeğini pişirenin.

– Eskiden her konuda konuşurdum istekle Bir geniş gülümsemeyle dinliyorum şimdi.

– Orda dağlar bir mezarlık Bulutlar kan salkımı sular toprakta düğüm Orda evler oda oda kanarken Burda yeşerenin canı cehenneme.

– Ölerek değil yaşayarak çoğalmak istiyoruz.

– Anlamak ile katlanmak arasında tükendim.

– Düşmeyi göze almadan binilmiyor salıncağa.

– Öyle ucuz ettiler ki her şeyi sözü, saygıyı, erdemi. Ölümü bile kirlettiler.

– Senden başka kimseyi aramadım gittiğim yerlerden.

– Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz