Afşar Timuçin Sözleri

Afşar Timuçin Sözleri

Sayfa İçeriği: Afşar Timuçin Sözleri, Afşar Timuçin’in Sözleri, Afşar Timuçin En Güzel Sözleri, Afşar Timuçin Sözleri Kısa, Afşar Timuçin En Beğenilen Sözleri, Afşar Timuçin Sözleri Resimli, Afşar Timuçin Sözleri Facebook, Afşar Timuçin Sözleri Tumblr

Afşar Timuçin Sözleri

Ne gündüzün gündüzlüğü belli artık, ne gecenin gece olduğu doğru, geniş bir kıraç̧ toprak gibi uzuyor, Tahir ‘siz bir Zühre olmanın yolculuğu.

Kendi olamamış insanlar yalnızlığa yani kendilerine dayanamazlar.

Bizler çocuklarını öpmeyen babaların evlatlarıyız.

Bir dünya görüşümüz yoksa gerçek anlamda ilkelerimiz ve kurallarımız da olamaz.

Yalnızlık çekmek başka şey yalnız olmak başka şey…

Anne sevgisi koşulsuzdur ve ölümsüzdür.

Kimi de küçüklüğü­nü büyüklük gösterileriyle örtmeye kalkar, ona da güler geçersin.

Bitmiş aşklar vardır ama bitmiş anne sevgileri yoktur.

Yalanın cennetleri doğrunun cehennemlerinden daha sıkıntılıdır.

İnsanlar genelde övünmek için kendilerinden söz etmekten hiç sıkılmazlar da herhangi bir yanlarını, herhangi bir deneyimlerini anlatmak konu olunca kaçıverirler: İnsanoğlu böyledir, maskelidir. İçini göstermek istemez.

Düşler dünyası uzun süre kalmak için değildir.

Tek başına olmanın yalnızlığı insanlardan kopmuşluğun getirdiği yalnızlığa benzemiyor.

Kendini yetiştirmek dediğimiz şey mezara kadar sürecek bir sorumlulukla ilgilidir.

Kadınlaşmış erkek de erkekleşmiş kadın da iticidir.

Bugünün insanı aşka yukarıdan bakıyor olsa da insanlık aşktan kaçamayacak.

Bir yahudi atasözü şöyle söyler: “Tanrı sizi kötü kadınlardan korusun, iyi kadınlardan da siz kendinizi koruyun. ”

İnsanlar saatlerce oturup boş boş konuşarak vakit öldürürler.

Yaşam biraz dangıl dunguldur, hırpalayıverir adamı.

Ancak insan bencilliğini aştıkça insanlaşır.

İnsan doydukça gereksinmiş ve gereksindikçe doymuştur.

Hiçbir kötüden iyi doğmaz, hiçbir iyiden kötü doğmaz.

Eğitimde en önemli dayanak iyi örnek oluşturmaktır. Çocuğunu göz ucuyla denetle. Ama ondan da önemlisi onu çok sev. Gerçekten sev. Sever gibi yapma, sev. O zaman her şeyin iyi olduğunu göreceksin.

Umursama. Unutma sevinmeyi. Hep güler yüzlü ol.

Belki de hiç acı çekmemişti de insanlığın acılarını anlamanın olgunluğuna ulaşmıştı.

Gerçekliğe yönelmeyi bilmek gerekir, ona hem olabildiğince yakından hem belli bir uzaklıktan bakmayı bilmek gerekir.

Kendinden başka birini sevemeyen kişiyi özlemek ayıptır.

Aşık olmak kınanmayı göze almak demektir.

Düşünmek gerçekliğin ortasına dalmaktır.

Birini sevmek küçültmez ki insanı.

Kimse kimseyi anlayamaz, sezemez, kavrayamaz.

Yoğun sevgi çeşitleriyle aşkı birbirinden ayırmak gerekir.

Aşk bireyin kendini en çok ben olarak algıladığı yerdir. Çünkü aşkın başladığı yer toplumsallığın bittiği yerdir.

Üç akılsızla beş akılsızı toplarsanız iki ya da sekiz akıllı etmez, sekiz akılsız eder.

Herkese kendi kişiliği içinde saygı duyulmalı ve kimse putlaştırılmamalıdır.

Kimseyi aramıyorum kapandım kendime, kimse de artık beni aramasın.

İnsan yaşamını zaman zaman bir ölüm isteği gibi saran şey belki de bir yaşama tutkusudur.

Yaşamayı göze aldın mı yitirmeyi göze alacaksın: Daha çocukluğunda öğrendi bu gerçeği. Öğrendi ve hiç unutmadı.

Yaşamak kimseye dokunmaz.

Dünya böyle amcacığım. Bir gülünür bir ağlanır.

Kendini iyi tanımayan insan dolayısıyla insanı iyi tanımayan insan kime neyi nasıl anlatacaktır?

Elimden gelse de yorgunluklarını azaltsam.

Aşk birbirine karşıt iki gücün, özgürlükle tutsaklığın çarpıştığı alandır. Özgürlüğün getirdiği tutsaklık da diyebiliriz ona. İstenmiş tutsaklık ya da bile bile seçilmiş tutsaklık.

Dünya böyle, yitirmeden kazanamazsın.

Durduk yerde acı yaratan insanlar tanıdım. Bu insanlar temel gıdalarını acıdan alıyorlardı.

Her aşk kendi çok özel yasalarını bir anayasa gibi koyarak kendini yaşarlı kılar.

Özgür eylem için özgür düşünce zorunludur. Bilinçsiz varlıklar özgür olamazlar, onlar doğanın kendileri için çizmiş olduğu sınırlar içinde davranırlar.

Her zaman kendime dar geliyorum, ne zaman derinlere dönsem. Yeni bir sayfa açılıyor önüme, ne zaman bir şeyleri özlesem. Neden bilmem; kaskatı bir karanlık yerleşiyor içime.

Büyük kuşların uçmak zorunda olduğu gökleri, eski sürüngenler bir türlü anlamadılar. Bir kanat vuruşuyla çekip gitmeleri, yol korkakları her zaman yadırgayacaklar.

Her kişinin kendine göre bir dünyası, kendine göre gizleri vardır. Onları açık etmek istesek de edemeyiz, hatta etmemeliyiz. Bizim içimizdeki her şey başkalarını ilgilendirmeyecektir ya da zaten ilgilendirmemelidir.

Her şey bir yana, önemli olan insanın gönül rahatlığı içinde olmasıdır.

Onlar giderler, ben arkalarından bakarım bir süre. Birilerini durdurmak için yalvarmaya, biraz daha kal demeye, peşlerinden koşmaya bir türlü alıştıramadım kendimi. Ben belki de savaşmaktan çok vazgeçmeye yatkınım.

Evet, aşkın bir yanı özgürlükse bir yanı silme tutsaklıktır. Özgürlük her durumda aşkın zorunlu koşuludur: alabildiğine kendi olmak ve kendi olarak davranmak.

Aşk tehlikelidir, insanı olağan toplumsal yaşamın dışına düşürdüğü için tehlikelidir, her koşulda alışılmışın dışına çıkmayı gerektirir.

Bir adam sevincini yitirdi mi bence artık yaşamıyor demektir. Soluk alan bir ölüdür o. Sarayınızı hazinelerle doldurun, tam bir kral yaşamı sürün. Yaşama sevincinin tükendiği yerde geriye kalan bir dumanın gölgesinden başka bir şey değildir.

Kitap okumayan ya da kendilerine önerilen içeriksiz kitapları okuyan gençler hangi çağda yaşadıklarının bile bilincinde değiller.

Sana verdim geç diye bütün denizlerimi.

Aşkta insan her yerde olduğundan daha gerçekçidir: orada herkes bilir ve benimser ki her birey olumlu özellikleriyle olduğu kadar olumsuz özellikleriyle bireydir.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz