Acımasız Sözler

Acımasız Sözler

Sayfa İçeriği: Acımasız Sözler, Acımasız Mesajlar, Acımasız Sözler İnstagram, Acımasız Sözler Uzun, Acımasız Sözler Facebook, Hayata Dair Acımasız Sözler, Whatsapp Acımasız Sözler

Acımasız Sözler – Acımasız Mesajlar

Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol! Seni unutamadığım yerde kendimi unuttum.

En sağır edici ses, acı çeken bir kadının suskunluğudur.

Hayat çok acımasız; Mesela seni her gün gören insanlar var. Ve her gün eriyerek biten ben…

Her şeyi içine atarsın da kendini atacak yer bulamazsın.

Seninle her yer cennet diyen sevgilim, şimdi hangi cehennemdesin.

O gözlerinde gördüğüm ışığı daha unutamazken korktuğum tek şey bana eskisi gibi bakmamandır.

Sus yüreğim sus. Haykırışlarını duyan yok anlayan da. Ya varmıyor sesin ona ya da duyması gerekenin kulakları kapalı sana.

Senden beni sevmeni beklemiyorum. Benden bekliyorum seni artık sevmemeyi.

Bugün halledemediğimiz bir sorunun nedeni, dün onu doğru yapmak için zaman ayırmamış.

Toplumda hep itiliriz sanmamınki biz buna meyilliyiz, biz sadece sevdiklerimizin eseriyiz.

Bana surat asma hayat misafirim sonuçta kalkar giderim!

Şimdi benim son diye bitirdiğime, kim bilir kimler ilk olarak başlayacak.

Hayat acımasız, hayat senin düşündüğünden benim gördüğümden yarın başkasının çekeceğinden çok daha zalim, çok daha vicdansız.

Ömrüm diyerek kimseyi sevmeyin. Çünkü giden ömür geri gelmiyor.

Guslü sendin kalbimin. Unutma mahşerde ruhum senden sorulur.

Hayatta hiç kimse için ağlamaya değmez, ağlamaya değenler zaten ağlatmaz.

Gönül kimsesiz yapamaz sevebileceği bir dost arar. Taşın kalbi yoktur ama onu bile yosun sarar.

Bir düşmanı bağışlamak, bir dostu bağışlamaktan daha kolaydır.

Ayrılık, sevdanın merhemi olduğu gibi öfkeyi de kini de azaltır.

Aşk kalpten dost sırttan vurur! Kalbin iyileşir ama sırtın hep kambur kalır.

Beni Kaybetmeyi Seçeni Kazanmak İçin Uğraşmam!

Bir gün o güzel gözlerine yaşlar dolar, kalbin sızlar, için yanarsa deme bana sen yaktın. Sen isteyerek yandın!

Biz kimleriz diye sorma, biz hayata boş vermişlerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma, biz hayat deryasında yüzenlerdeniz.

O eskidendi aşk iki kişilikti oysa şimdi bir kaç kişilik.

Mademki gidiyorsun biraz olsun yardım et. Gitme demiyorum ama en azından unutmayı öğret bana.

Tek tesellim kadehler başka bir şey istemez sarhoş etsin yeter ki rakı şarap fark etmez.

Bileklerimden sızan ılık koyu kırmızı damlaları görmedin mi? Onlar için kim dökecekti tuzlu suları sen de yoksan.

Bazı insanlara verebileceğin en büyük değer, isimlerinin baş harfini büyük yazmak olur. Gerisine inanın değmezler!

Bilir misin ne zor ıslak gözlerle uyumak? Dokununca kanayan bir kalp taşımak? Hasret dolu gözlerle etrafa bakmak? Ve bilir misin ne zor bu hayatı sensiz yaşamak?

Eğer bir gün ağlaman gerekirse başını dik tut ki: gözyaşların seni ağlatan kişi kadar alçalmasın.

Güldüğüme bakmayın kalbim kırık attığım kahkahalar aslında bir hıçkırık.

En çok güvendiklerimiz öğretiyor bize, kimseye güvenmememiz gerektiğini.

Hiç kimseye acınızı göstermeyin. Çünkü ateşinize odun atacak kişi var.

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir.

Anlamadım Ben mi iyileşmemiş yarayım herkes mi keskin bıçak? Sormadım; sadece kanadım!

Bu dünyada öyle insanlar var ki eskiciye versen karşılığında mandal bile alamazsın.

Ben de sana verilecek günah bile kalmadı haberin olsun.

Hayat acımasız, insanlar kötü. Hep öyleydiler ve öyle olacaklar.

Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim. Dinle cici kız dinle zannedersin ki serseri ağlamaz.

Seninle her yer cennet diyen sevgilim, şimdi hangi cehennemdesin.

Seni yüreğimin derinlerine attım. Üzerine çelik kapılar kapattım. Beni öyle incittin ki seninle olan iyi hatıraları (istediğim halde)bile hatırlayamıyorum. Sen cezanı kendi kendine verdin.

Ben Doğarak Kötü Hayata Başlangıç Yaptım. Seni Severek Kötü Hayatımı Sonlandırdım! Şimdi Mezarımın Üstünde Güller Açıyor.

Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü ise yürekler.

Bu dünyada çifte standart olmayan tek şey hayatın acımasızlığı.

Özür dilerim gözlerim. Ben sevdim sen ağladın.

Her insanın aynalara göstermediği bir yüzü ve kimseye söylemediği bir hüznü vardır.

Sen benim gözümün nuru bir tanecik hainimsin…

Aldanma hayatın cilvelerine her şey bahane, görünüşüm serseri ama gönlüm şahane.

Acıtıyor değil mi? En çok önemsendiğin insan tarafından göz ardı edilmek.

Asla birilerinin umudunu kırma. Belki de sahip oldukları tek şey odur.

Gönül kapısı herkese açılır mı, iki laf eden adam sayılır mı? Bakma insanoğlunun uyruğuna, tanıyamazsın basmadıkça kuyruğuna.

Beni sev ya da benden nefret et! İkisi de benim yararıma; seversen hep kalbinde olurum, nefret edersen hep aklında.

Tatlı dilin benim olsun. Sensiz geçen yüzyıl değil. Seninle gecen bir gün benim olsun aşkım.

Başkalarını avutmakla kendi acılarını unutursun.

Oyalan gönlüm sahte dünyada çocuklar gibi oyalan. Belki bu gerçektir diye yaklaştığın her insan koskoca bir yalan!

Sustum. Suskunluğum, susturana armağan olsun. Ağladım. Gözyaşlarım ağlatana haram olsun.

Gözyaşını değil akıtanı sileceksin.

Gerekirse kumar da kazanır, aşkı satın alırız.

Hayat o kadar acımasız ki bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir.

Bizde sabah olmaz, bizde güneş doğmaz, biz isyankârız kızım bizle dost olunmaz.

Çocukken kolumuzu ısırarak yapardık saatleri. Sanki o kadarcıkken bile, zamanın canımızı yakacağını anlarmış gibi.

Allah’ım ne olacak bu insanlığın hali? Herkes birbirini dağıtıp sonra sana emanet ediyor.

Bir bakıyorsun “hayatta yapmam” dediğin şeyin başrolündesin.

Utanmasalar, kursağımızda bıraktıkları hevesi bile dönüp geri isteyecek insanlar var.

Hayat acımasız. Umutlar mavi, sonuçlar siyah.

Dumanımda o vardı, sigarayı bıraktım; kadehimde o vardı, içkiyi bıraktım; rüyalarımda o vardı uyumayı bıraktım; baktım ki onsuz olmuyor, yaşamayı bıraktım!

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: geçip giden zaman.

Çok dengesizsin dedi. Sol tarafıma çok yüklendin, ondandır dedim.

Bazı yıkılışlar daha parlak kalkınışların teşvikçisidir.

Doğuştan Çaresi Olmayan Bir Hastalığım Var Her Gördüğümü İnsan Sanıyorum.

Üzülme alıştım ben acı çekmeye. Bir renk olsam Allah kesin siyah olarak yaratırdı beni.

Ve o son buluşmamızda senden gözlerimi kaçırsaydım aklımı kaçıracaktım.

Yakışmıyor cepheyi terk edişin mert dayanır namert kaçar sevdiğim. Fazla sürmez hatanı fark edişin. Hüzün eken hüsran biçer sevdiğim.

Yalnız olmak, yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.

Madem ayrılığa hüküm giymiş bu yürek; o zaman ölmek için yaşamak gerek.

Yanağım gülüyordu yüreğimin ağrısını bilmiyorlardı.

Yanlış insana misafir olduysan; kalmayı değil, kalkmayı bileceksin.

Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdükleriniz sanmasınlar!

Acı çekmeyenler, başkalarının acı çekebileceğini akıllarına bile getiremezler.

Yeterince acımasız insana denk gelmeyen herkes, kendini çok güçlü zanneder.

Yıpratılmış kadınları sevmek lazımdı belki de! Şımartılmışları değil.

Umutsuzluğu ihraç eden birçok ülkenin herhangi bir şehrinde bıraktım seni, inzivaya çekilmiş bu hikâyenin hüzün dolu tetiğini çoktan çektim, seni öldüreli çok oldu.

Kaç parçasını daha şehit vereceğim ruhumun, sevgin uğruna sevgili.

Kaldırabileceğimden çok daha fazla acıyı bana bırakıp gittin.

İlkokulda silgiyi kaybetmemek için boynunuza taktığınız gibi, şimdi de adamlığınızı takıp gezin, sonra kaybediyorsunuz.

Kızım sen hiç doğmayacaksın üzgünüm. Baban bizi terk etti.

Dünya kötü, hayat acımasız, insanlar sahte ve sen hala çok güzelsin.

Kalbi kırmaya tek bir söz yeter. Ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür ne de bir ömür yeter!

İnsanın diğer yüzünü görünce, ilkini hatırlamam.

Garip değil mi yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan vuracak kadar yüzsüzler.

Terk edilirken görüşürüz kelimesi kadar, acıtan bir şey yoktur hayatta. Öldürdüğü yetmezmiş gibi, bir de umut verir.

Dünya kadar derdim olsun senin gibi yârim olsun. Kavuşmaya zaman yoksa öbür dünya bizim olsun. Para şöhret elin olsun.

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında! Ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim yüreğini koy avuçlarıma.

Ağlaya ağlaya geldiğin bu dünyada güle oynaya yaşayacağımı kim söyledi?

Hatırlayıp da üzüleceğine, unut da yüzün gülsün.

Hayat, mutlu anlarımızın bedelini mutlaka ödetiyor.

Ağlamıyorum ben! Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri. Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri.

Gittiğin gün kendin gibi her şeyimi alıp gittin. Sen gittin ben bittim.

Kendime yakışanı severim ben. Herkese yapışanı değil.

Eski dostumdan sevgili yapabilirim ama eski sevgilimden dost yapmaya çalışmak; 1 metrelik kumaştan entari yapmaya benzer. Giy giyebilirsen.

Öyle acımasız ki hayat, öyle acımasız ki insanlar, bir parça huzur ararken bin parçaya bölünüyoruz.

Kader deyip çekip gittin. Sen suçlu değilsin de, kader mi suçlu ey zalim.

Sadece mutlu olmayı isteseydik olurduk ama biz hep diğerlerinden daha fazla mutlu olmayı istedik ve hep diğerlerinin daha mutlu olduğunu zannettik.

Anladım ki; benim içimi cız ettiren, ona vız geliyor.

Kırılan kalbimin parçalarını toplaya bilirim yine. Sırf senin için, ayaklarına batmasın diye.

Evet. Belki umudum kalmadı geleceğimden; ama asla pişman değilim, geçmişimden.

Kendi içimin patronuyum şimdilerde, yüreğime seni kazıyan köleler çalıştırıyorum içimde.

Bu masalar boş kalmaz gidenin yeri dolar. Bu vazolara bir şey olmaz yalnız çiçekler solar.

Bir bavul dolusu cümle var defterimde. Yara bandı tutmayacak kadar derin tümcelerim. Sen yollarına 29 harfle acı döşeyen birine, yara değil de yar diyebilir misin?

Kimse benim kimsesizliğimden cesaret bulmasın en güçlü anımdır yalnızlığım! Çünkü ben daima tek başıma iktidarım!

Amaçsız sevinçler, üzüntüler, insanlar gerçekten anlamsızlıklar içinde yok oluyor.

Ben iyiyim doktor. Sen yüreği insan olmayanları tedavi et. Bendeki hastalık sadece insan sevigisi.

Bizi arama lüks meyhanelerde, biz dost şarabı içenlerdeniz. Bize dost, arkadaş nedir diye sorma, biz onlar için ölüme gidenlerdeniz.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz